FARUK KÜÇÜK / MUHAMMED ONUR YAVRUTÜRK - Erzurum'un Hamamderesi mevkisinde, definecilerin zarar verdiği kaya mezarları ve yerleşim yeri izlerinin, detaylı arkeolojik araştırmalarla ortaya çıkarılması planlanıyor. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından 2015 yılında koruma altına alınan Urartu dönemine ait kaya mezarları, özellikle yasa dışı kazılar sonucu jeneratör ve hilti gibi ekipmanlarla hasar gördü.
Yapılan incelemeler, definecilerin kazı yaptığı bölgelerin alt kısmında daha önce fark edilmeyen odaların keşfedildiğini ortaya koydu. Zakaya mezarı olarak bilinen alanda, birbirine bağlı odalar ve yerleşim alanlarını andıran yapılar tespit edildi.
ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR PLANI
Erzurum Tanıtım ve Turizm Başkanı Ömer Faruk Kızılkaya, Hamamderesi Kaya Mezarı'nın uzun süredir kaya mezarı olarak bilindiğini ve tescilli bir alan olduğunu belirtti. Kızılkaya, mantar toplamak amacıyla bölgeye geldiklerinde, definecilerin kazı yaptığını fark ettiklerini ifade ederek, "Daha önce burada düz bir alan vardı. Kazı yapılmamıştı ve odalar yoktu.
Defineciler buraya ekipman getirerek kayaları patlatmaya çalıştılar ve başarılı oldular. Sonrasında burada odalar olduğunu keşfettik" dedi.
GEÇMİŞİ VE KÜLTÜREL ÖNEMİ
Kızılkaya, bulunmuş yerlerin, Pagan inancından Hristiyanlığın erken dönemlerine geçiş sürecine tanıklık ettiğini düşündüğünü vurguladı. Bilimsel çalışmaların önemine işaret eden Kızılkaya, "Pagan kültürünün hâkim olduğu bölgelerde, Hristiyanların daha tenha yerlerde yaşam alanları oluşturması yaygındır. Böylece tarihi süreç, milattan sonra 300 ile 500 yılları arasında sürebilmektedir" ifadelerini kullandı.
Bu yerin 1500-1800 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu tarihlerin netleşmesi için arkeolojik kazıların yapılması zaruridir. Burada bolca seramik parçası mevcut ve bu parçalar, tarih belirlemek için önemli bir referans olabilir.
YER ALTININ KORUNMASI VE TANITIMI
Odalara dair detaylar veren Kızılkaya, "Burada kümbet biçiminde yapılar ve iç içe geçmiş odalar olduğunu görüyoruz. Burası bir yaşam alanı olarak tasarlanmış. Kayaların yapısı, kolayca kazmaya elverişli.
İnsanlar burada yaşam alanları oluşturmuşlar. Bayburt, Muş ve İç Anadolu gibi çevresel yerlerde de birçok yer altı şehri bulunmaktadır" dedi. Kızılkaya, gerçekleştirilecek çalışmalar sonrasında yer altındaki yerleşimlerin korunarak turizme kazandırılmasını umduklarını, ayrıca ziyaretçilere bu yapıların yanı sıra bölgenin tarihi ve burada yaşamış olan kültürler hakkında bilgi verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.