Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Mezar taşları geçmişin hikayelerini bugüne taşıyor

İstanbul'daki mezar taşları, tarihi ve kültürel değerleriyle kayıt altına alınıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı projesi yürütülüyor.

KÜLTÜR-SANAT 24.08.2026 11:02 Güncelleme: 24.08.2026 12:30 Dicle Toğal 65 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Mezar taşları geçmişin hikayelerini bugüne taşıyor
Paylaş:
N

ŞADUMAN TÜRKAY/ALİ OSMAN KAYA - İstanbul'un tarihi mezarlıklarında yer alan mezar taşları, zarif detayları, özenli işçiliği ve üzerlerindeki yazıtlarıyla dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen bir proje ile bu taşlar envantere kaydedilerek korunuyor.

Bu mezar taşları, yalnızca kişilerin isimlerini ve ölüm tarihlerini değil, aynı zamanda geçmişin sosyal ve kültürel yaşamına dair önemli bilgileri de içermektedir. Üzerlerindeki yazıtlar, bireylerin mesleki durumlarını ve sosyal konumlarını yansıtırken, taşların biçimleri ve süslemeleri dönemin sanatsal anlayışını gözler önüne seriyor.

PROJENİN AMACI

Mezar taşları, geçmişte yaşamış bireylerin hikayelerini bugüne taşımakta önemli rol oynayan tarihi belgeler arasında yer alır. Ancak açık alanlarda bulunan bu eserler, zamanla zarar görme ya da kaybolma riski taşımaktadır. Bu nedenle, "İslami Kitabeler ve Mezar Taşları Envanter Projesi" ile Türkiye genelindeki mezar taşları ve kitabeler sistematik bir şekilde kayda alınıyor.

Proje, Cumhurbaşkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülmekte olup, İstanbul'da uygulanan pilot çalışmalarda İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nden akademik bir ekip koordine ediyor. Çalışmalar, Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Pektaş'ın rehberliğinde ilerliyor.

ÇALIŞMALAR DETAYLI OLARAK YÜRÜTÜLÜYOR

Projenin hazırlık aşaması yaklaşık iki yıl önce başlamış olup, şu anda Üsküdar'da aktif envanter çalışmaları sürdürülmektedir. Camilerin hazirelerinde gerçekleştirilen bu çalışmalarda, alanın büyüklüğüne bağlı olarak 8 ila 10 kişilik ekipler görev almaktadır. Ekip, hazireye girdiğinde mezar taşlarını belirli bir sistemle numaralandırmakta; her bir taşın fotoğraflarını çekmekte, ölçülerini almakta ve GPS koordinatlarını kaydetmektedir.

Taşların biçimleri, kesitleri, süslemeleri ve üzerlerindeki yazılar da detaylı bir biçimde incelenip envantere kaydedilmektedir. Çalışmalar tamamlandığında, İstanbul'un tarihi mezar taşlarının korunması ve üzerlerinde yer alan kişisel, sosyal ve kültürel bilgilerin gelecek kuşaklara aktarılması hedeflenmektedir.

Toplanan verilerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Müze Ulusal Envanter Sistemine aktarılması ile İstanbul'daki tarihi mezar taşlarının ulusal envanter çalışmaları kapsamında kayıt altına alınması amaçlanmaktadır. Uygulanan proje yalnızca taşların korunması değil, aynı zamanda bu eserlerin birer sanat eseri olarak taşıdığı değerlerin gelecek nesillere aktarılması açısından da oldukça önemlidir.

İstanbul’daki mezar taşlarıyla ilgili envanter çalışmaları yürüten Prof. Dr. Kadir Pektaş, AA muhabirine verdiği bilgilerde, mezar taşlarının sadece basit işaretler olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Her biri Ayazma Camisi kadar önemli eserlerdir. Mezar taşları, sanat eseri olarak da değer taşımaktadır," şeklinde konuştu. Pektaş, bu taşların sanat tarihi açısından önemli bir avantaj sağladığını belirtti.

Bir sanat eserinin tarihlendirilmesinde genellikle farklı yöntemler kullanıldığını ifade eden Pektaş, mezar taşlarının üzerinde doğrudan tarih, isim ve süsleme gibi bilgilerin bulunmasının, onları sanat eserleri açısından eşsiz kıldığını dile getirdi.

Taşların üzerindeki başlıklar, süsleme ve kitabelerin birlikte incelenmesinin, dönemin sanat anlayışının yanı sıra, bireylerin meslekleri, sosyal durumları ve yaşam süreleri hakkında önemli veriler sunduğunu belirten Pektaş, bu açıdan mezar taşlarının vazgeçilmez eserler olduğunu kaydetti. Özellikle Osmanlı dönemine ait mezar taşlarındaki başlıkların, kişilerin toplum içindeki statüleri ve mesleklerine dair ipuçları sağladığını da sözlerine ekledi.

GPS KULLANIMI

Pektaş, envanter çalışmasında GPS teknolojisini nasıl kullandıklarını şu sözlerle açıkladı: "Bu mezar taşlarının koordinatını alarak, yerlerini belirlemiş oluyoruz. Bulunduğu konumda kayıt altına alındığını ifade edebiliriz. Kısaca, o eserin tapusunu alıyoruz."

Projenin önemine değinen Pektaş, "Projeye başlanması, oldukça büyük bir aşama. Bunun planlanması ve hayata geçirilmesi son derece önemlidir. En kısa sürede tüm mezar taşları ile kitabelerinin kayıt altına alınması gerekir," dedi.

MEZAR TAŞLARININ KÜLTÜREL ANLAMINA DEĞİNDİ

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde bulunan İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapan Betül Eser, mezar taşlarının, diğer mimari yapılar gibi medeniyetin sembollerini, kültürünü ve inanç sistemini yansıttığını belirtti. Bu taşların başlıkları, sembolleri ve süsleme unsurlarında bu izlerin görüldüğünü ifade etti.

Eser, mezar taşlarında ölümden sonraki yaşamı simgeleyen çeşitli sembollerin bulunduğu bilgisini paylaştı. "Bu taşlar, ahiret hayatına geçişin kapılarıdır. Cennetteki nimetleri temsil eden meyve tabakları ya da ebediliği simgeleyen selvi ağaçları gibi unsurlar ile süslenmişlerdir.

Hepsi birer işaret ve anlam taşımaktadır," diye konuştu. Eser, 1-2 metrekarelik alanlar dahi olsa bu taşların, dönemin inanç ve sosyal durumuna dair önemli izler taşıdığını belirtti.

Osmanlı İmparatorluğu'nun klasik döneminde mezar taşlarında görülen ifadelerin içerdiği anlamlar üzerine değerlendirmelerde bulunan Eser, bu taşlarda genellikle "hüvel hayyül baki" ve "hüvel baki" gibi daha teslimiyet odaklı sözlerin yer aldığını dile getirdi.

Eser, 19. yüzyıldan itibaren batılılaşma etkisiyle bu tür ifadelerde değişiklikler yaşandığını ifade ederek, dönemin ruh haline uygun olarak, dünya hayatına daha bağlı ifadeler eklendiğini, örneğin "ah minel firak", "ah minel mevt", "ah yakıcı ölüm" ve "ah yakıcı ayrılık" gibi duyguların dile getirildiğini söyledi.

Bu ifadelerin, sanat ve kültürle ilişkili bir dönemin yansımaları olduğunu vurgulayan Eser, mezar taşlarının yalnızca 1-2 metrekare gibi küçük alanlarda bulunsa da, o dönemin inanç ve sosyal durumlarını, ruh halini yansıtan önemli eserler olduğuna dikkat çekti.

MEZAR TAŞLARI COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİYLE HARİTALANDIRILIYOR

Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Emre Duman, mezarlıkların yalnızca dini ritüellerin yerine getirildiği ve defin işlemlerinin yapıldığı yerler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Proje çerçevesinde mezarlıkların öncelikle haritalaştığını aktaran Duman, "Başlangıç olarak hangi mezarlık üzerinde çalışılacaksa, coğrafi bilgi sistemleri olarak adlandırılan programlar aracılığıyla hem konum bilgilerini hem de öznitelik verilerini sisteme girmekteyiz. Bu bilgileri bir arada düzenleyerek harita üzerinde görüntüleyebilmekteyiz." ifadelerini kullandı.

Duman, bu çalışma sayesinde her mezarlıkta bulunan mezar taşlarının yerleri ve özelliklerinin kaydedildiğini belirterek, mezarların dijital ortamda yer alacağını ve bu durumun ileride araştırmacılar için önemli kolaylıklar sağlayacağını belirtti. Ayrıca, birçok mezarın yerinin değiştiğini veya taşlarının kaybolduğunu hatırlatan Duman, mezarlıkların ve taşların haritalanmasının bu tür sorunların önüne geçeceğini ifade etti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: AA
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Münir'in Tahran ziyareti başlıyor
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Pakistan Genelkurmay Başkanı Münir'in Tahran ziyareti başlıyor
WhatsApp
İhbar Hattı