TFF’ye, kulüp başkanlarına ve futbolun bütün yöneticilerine soruyorum: Rahat mısınız?
Yabancı teknik direktörlere milyonlarca euro veriyoruz. Sonra çıkıp Türk futbolunu, Türk hakemlerini ve ülkenin futbol ortamını bütün dünyaya şikâyet ediyorlar. José Mourinho’nun bazı eleştirilerinde haklı olduğu noktalar olabilir. Nitekim kendisi Türk futbolunda “kaos ve düzensizlik” olduğunu söyleyerek birçok kez sistemi hedef aldı. Bu açıklamalar nedeniyle ceza da aldı.
Ama mesele haklı olmak değil. Bu ülkenin ekmeğini yiyip, bu ülkenin kulübünden servet kazanırken uluslararası arenada Türkiye’nin itibarını zedelemek doğru değildir.
Daha acısı, yabancılara milyon eurolar dağıtılırken Türk futbolcular düşük bedellerle sözleşmeye zorlanıyor, baskıya maruz kalıyor. Yerliye tasarruf, yabancıya servet… Sonra da dönüp Türk futbolunun değersiz olduğundan şikâyet ediyoruz.
Ben Fenerbahçeliyim. Ancak kulübümü desteklemek, yapılan her şeyi alkışlamak demek değildir. Türk futbolunun sorunları varsa çözüm burada aranır. Dünyaya şikâyet ederek değil, masaya yumruğu vurup düzeltmeye çalışarak.
Çünkü forma renkleri ne olursa olsun, kaybedilen itibar hepimizin itibarıdır.