Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bir milyar liralık ahlak çöküşü

Bir milyar liralık ahlak çöküşü
Paylaş:
N

Gazeteci Mustafa Kadir Mercan’ın haberine göre, OnlyFans ve Telegram üzerinden müstehcen içerik satışıyla yürütülen soruşturmada MASAK rakamları ortaya çıktı. 24 şüphelinin toplam hesap hareket hacmi 1 milyar 88 milyon 610 bin 585 TL. Bu bir kişinin kazancı değil; kayıt dışı, vergisiz, denetimsiz bir endüstrinin bilançosu.

En çok hacme ulaşan beş isim:

                            Kübra Yurdakul – 133,4 milyon TL

                            Burçin Erol – 132,4 milyon TL

                            Yağmur Şimşek – 127,7 milyon TL

                            Eda Alboya – 85,2 milyon TL

                            Dilber Doğan – 72,7 milyon TL

Şimdi oturup şu çelişkiyi konuşalım. Bahis oynatan ceza alır, oynayan da yaptırıma uğrar. Uyuşturucu satan içeri girer, kullanan da denetime, tedaviye, cezaya tabidir. Yani devlet her suçta hem arzı hem talebi karşısına alır. Peki burada?

Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi müstehcenliği satan, yayan, dağıtan, kiraya veren, reklamını yapan üzerinden tanımlıyor; yani hep arz tarafını. Yetişkinlere yönelik içerikte satan taraf 6 aydan 2 yıla kadar hapis riski taşıyor. Ama aynı kanun, bir yetişkinin bu içeriği kendi özel alanında izlemesini, bulundurmasını suç saymıyor. Sonuç şu: O çarkı milyarlara taşıyan, ekranın karşısında parayı sayan alıcı tarafı yasanın hiç görmediği bir yerde duruyor. Satan riske giriyor, ödeyen ise tamamen kapsam dışı.

İşte asıl skandal bu boşluktur. Bir milyar liralık bu çarkı besleyen talep, hukukun radarına dahi girmiyor. Talep cezasız kaldıkça bu çark dönmeye devam eder; çünkü alıcı olmasa satıcı da olmaz. O yüzden bu boşluk kapatılmalı, talep tarafını da kapsayan bir düzenleme yapılmalı, ödeme yapan kişi de bu sorumluluğun dışında bırakılmamalıdır. Ödeyenin de kaydı çıkarılmalı, kimliği tespit edilmeli, geçmişi mercek altına alınmalıdır. Çünkü ekranın karşısında müstehcen görüntüye para sayan profil masum bir “müşteri” değildir; bugün ödeyenin yarın ne yapacağının garantisi yoktur.

Bir de bana “özgürlük”, “sanat” diyecek olanlar var. Kendi müstehcen görüntülerini parayla satan birinin işine “sanat” demek, hem kelimeye hem de bu ülkenin namuslu insanına hakarettir. Çünkü bu iş bir gün orada bitmiyor. Bugün parayla müstehcen görüntü satan genç kadın, yarın bir evladın annesi oluyor. O çocuk büyüyüp annesinin parayla sattığı görüntülerle yüzleştiğinde nasıl bir ahlakla, nasıl bir özgüvenle topluma karışacak?

Mesele bir görüntü değil. Mesele, bir milyar liranın devletin gözü önünde dönmesi ve mevcut yasanın bu çarkın talep tarafına dokunamamasıdır. Satan riske giriyor, o milyarı ödeyen ise yasanın hiç görmediği bir yerde duruyor. Talep cezasız kaldıkça çürüme büyür. Bu boşluk kapatılmalı, bu çark denetlenmeli, ödeme yapan da hesabın dışında bırakılmamalıdır.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı