Robin Hood; adalet arayışı..
700 yıl geçti.. Düşündük mü, o hala neden dünyanın en tanınan efsanelerinden biri?
Çünkü Robin Hood’un hikayesi, yalnızca iyi ok atan bir kahramanın hikayesi değil; adalet arayışının hikayesidir..
Elbette bugün Robin Hood’un yaptığını hukuken ya da ahlaken doğrudan doğruya savunmak mümkün değil. Bir başkasının malını, rızası olmadan alıp başka birine vermek, hangi amaçla yapılırsa yapılsın, hukuk düzeninin kabul edebileceği bir yöntem olamaz. Çünkü “Adalet” kişilerin kendi eliyle dağıtılamaz..
Ama Robin Hood’u yüzyıllardır yaşatan yaptığı eylem değil, temsil ettiği fikirdir.
Çünkü insanlar, gücün yalnızca güçlüleri korumadığı, imkanın yalnızca imkan sahiplerine akmadığı bir dünya hayal ediyor.
Bugün yeryüzününün birçok yerinde servet giderek daha az elde toplanırken, yoksulluk ve fırsat eşitsizliği milyonlarca insanın ortak sorunu olmaya devam ediyor..
Hayırsever insanlar, sosyal yardımlar ve dayanışma örnekleri elbette var. Ancak sistemin genel işleyişine baktığımızda, çoğu zaman kazananın daha fazla kazandığı, kaybedenin ise bulunduğu yerden çıkmakta daha çok zorlandığı bir tabloyla karşılaşıyoruz.
Belki de bu yüzden Robin Hood unutulmuyor.
Çünkü insanlar, “zenginden alıp fakire vermeyi” değil; adaletin gerçekten işlemesini özlüyor.
Aslında hayatın bize gösterdiği tablo, bunun tam tersine daha çok alışık olduğumuzu düşündürüyor. Kaynakların, fırsatların ve imkanların çoğu zaman yukarıdan aşağıya değil; aşağıdan yukarıya aktığına tanıklık ediyoruz.
Bu yüzden Robin Hood hikayesi, gerçek hayattan çok, bir vicdan özlemini anlatıyor..
700 yıl sonra bile Robin Hood’dan söz ediyorsak, bunun nedeni bir haydut güzellemesi değil; adaletin, vicdanın ve fırsat eşitliğinin hala insanlığın en büyük arayışlarından biri olmasıdır.
—-
Bugün Türkiye’de ve dünyada en çok konuştuğumuz kavramlardan biri adalet.
Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir değer değildir. İşe girerken, terfi beklerken, eğitimde fırsat eşitliği isterken, emeğimizin karşılığını almaya çalışırken, kısacası hayatın her alanında adil davranılmayı bekliyoruz. Çünkü insanlar, kendilerine ayrıcalık tanınmasını değil; kuralların herkese eşit uygulanmasını istiyor.
Belki de Robin Hood’un yedi asırdır unutulmamasının gerçek nedeni tam da bu.
Çünkü mesele bir kahramanın zenginden alıp fakire vermesi değil; insanların artık buna ihtiyaç duymayacağı kadar adil bir düzen kurabilme umududur.
O gün geldiğinde Robin Hood sadece güzel bir efsane olarak kalacak.
Ama o gün gelene kadar, Robin Hood’un hikâyesi bize tek bir soruyu sormaya devam edecek:
Gerçekten adil bir dünyada mı yaşıyoruz?