Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Şık Olmak İçin Her Sezon Yeniden Alışveriş Yapmak Şart mı?

Şık Olmak İçin Her Sezon Yeniden Alışveriş Yapmak Şart mı?
Paylaş:
N

Sevgili okuyucularım,

Bir davet geliyor. Aklımıza önce kimlerle karşılaşacağımız, nasıl güzel bir akşam geçireceğimiz düşse ne hoş olur. Fakat bazen ilk düşüncemiz şu oluyor:

“Geçen sefer giydiğim elbiseyle fotoğrafım var.”

Elbise hâlâ güzel. Üzerimize yakışıyor, içinde rahat ediyoruz. Tek kusuru, daha önce görülmüş olması.

Ne zaman kıyafetlerimize böyle kısa bir kullanım ömrü biçmeye başladık?

Üstelik çoğu zaman kimse geçen davette ne giydiğimizi hatırlamıyor. Biz ise zihnimizde bütün misafirlerin tuttuğu ayrıntılı bir kıyafet arşivi varmış gibi hazırlanıyoruz.

Dolabın önünde yaşanan bu telaş, şıklığın keyfini biraz kaçırıyor.

Ben imaj konusunu düşünürken kişinin hayatına, ihtiyaçlarına ve kendisini nasıl ifade etmek istediğine bakmayı önemsiyorum. Sabah evden çıkarken ne kadar vakti var? Gün içinde nerelere gidiyor? Hangi kıyafetlerde rahat hareket ediyor? Aldığı parçaları gerçekten kullanabiliyor mu?

Bu soruların cevabı, bir sezonun bütün yeniliklerini bilmekten daha işe yarayabiliyor.

Çünkü mağazada güzel görünen her şeyin bizim hayatımızda bir karşılığı olmayabilir. Askıda çok beğendiğimiz bir bluz, evdeki hiçbir pantolonla anlaşamıyorsa bizi yeni alışverişlere çağırmaya başlar. Önce ona uygun bir pantolon, sonra bir ayakkabı…

Bir bluz almıştık; küçük bir ekip kurmamız gerekti.

Alışverişin kendisinde bir sorun görmüyorum. Yeni bir şey seçmek, farklı bir renk denemek, uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz bir parçayı bulmak güzeldir. Yalnız, satın aldığımız şeyin hayatımıza nasıl katılacağını da düşünelim.

“Bunu neyle, nerede giyerim?” sorusu, kabinde kendimize verebileceğimiz küçük bir düşünme payıdır.

Aynı özeni evdeki kıyafetlerimize de gösterebiliriz.

Örneğin sade bir elbiseyi düşünün. Gündüz üzerine bir hırka alıp düz ayakkabıyla giyebilirsiniz. Bir başka gün ceketle daha resmî bir görünüm elde edebilirsiniz. Akşam bir davette ise uygun bir küpe, farklı bir çanta ve özenli bir saç düzeniyle kullanabilirsiniz.

Elbise aynı kalır; onu kullanma biçiminiz değişir.

Her defasında bütün aksesuarları değiştirmek de gerekmez. Bazen yalnızca ayakkabı seçimi, kolların duruşu ya da bir eşarbın bağlanışı yeter. Burada önemli olan, aynanın karşısında biraz denemeye zaman ayırmak.

Bunu davete yetişmeye çalıştığımız son on dakikaya bırakmayalım. O saatlerde insanın yaratıcı kararlarından çok, sabrına ihtiyacı oluyor.

Sakin bir gün dolabınızdan sık kullandığınız birkaç parçayı çıkarın. Daha önce yan yana getirmediklerinizi deneyin. İçinize sinen hâllerinin fotoğrafını çekebilirsiniz. Bu kez fotoğraf, aynı kıyafeti yeniden giymenize engel olmak yerine sabah hazırlanmanızı kolaylaştırır.

Şıklığın çok konuşulmayan bir tarafı da bakım.

Bazen yeni bir ceket ararken, elimizdekinin yalnızca kol boyunun düzeltilmesine ihtiyacı vardır. Bir pantolonun paçası ayarlandığında, gevşemiş bir düğme yerine dikildiğinde, tüylenmiş bir kazak uygun biçimde temizlendiğinde o parça yeniden severek giyilebilir.

Kumaşın bakım talimatına dikkat etmek, kıyafeti doğru şekilde saklamak, ayakkabıyı temiz tutmak… Küçük işler gibi görünür. Fakat bir araya geldiklerinde görünüşümüzde belirgin bir fark yaratırlar.

Üzerimizdeki parçanın fiyatını herkes bilmez. Özen gösterilip gösterilmediğini ise çoğu zaman fark ederiz.

Kültürümüzde eşyanın kıymetini bilmenin güzel örnekleri var. Bir ceketi yıllarca korumak, iyi bir terziyle çalışmak, sökülen yeri onarmak, kullanılabilir durumdaki bir şeyi hemen gözden çıkarmamak…

Bu alışkanlıkları bugün de hayatımıza taşıyabiliriz.

Elbette artık bize olmayan, içinde rahat etmediğimiz veya hiç kullanmadığımız her şeyi saklamak zorunda değiliz. Tutumluluk adına dolabı açılmaz hâle getirmek de işleri kolaylaştırmıyor. Bazen iyi durumdaki bir parçayı ihtiyacı olan birine ulaştırmak, onun başka bir hayatta kullanılmasına izin vermek gerekir.

Önemli olan, elimizdekine bakmadan yenisini almaya alışmamak.

Bir de “kaliteli görünmek” ile ilgili beklentilerimiz var. Kaliteyi yalnızca etiketle açıklamak yetersiz kalır. Dikişi, kumaşın duruşu, parçanın üzerimize oturması, kullanımımıza dayanması da önemli.

Bütçemizi aşmadan kendimize uygun seçimler yapabiliriz. Herkesin pahalı bir gardıroba sahip olması mümkün olmadığı gibi, iyi bir görünüm için böyle bir zorunluluk da yok.

Temiz, bakımlı, bedene ve ortama uygun kıyafetler güçlü bir başlangıçtır. Sonrasında duruşumuz, selamımız, konuşma biçimimiz ve karşımızdakine ayırdığımız dikkat de o görünümün parçası olur.

Zarafet, insanın üzerinde taşıdığı şeylerle birlikte çevresine nasıl davrandığında hissedilir.

Bu nedenle başkalarının kıyafetleri hakkında konuşurken de özenli olalım.

“Bunu geçen sefer de giymiştin” cümlesini söylemeden önce, bu hatırlatmanın karşıdakine ne kazandıracağını düşünelim. Belki çok sevdiği bir kıyafettir. Belki bütçesini başka bir ihtiyaca ayırmıştır. Belki de sadece yeniden giymek istemiştir.

Bunun için bir açıklama yapması gerekmez.

Onun yerine “Bu renk sana çok yakışıyor” diyebiliriz. Bir insanın kendisini rahat hissetmesine katkıda bulunmak, küçük ama güzel bir inceliktir.

Sevgili okuyucularım,

Kendi tarzımızın oluşması biraz da neyi sevdiğimizi fark etmekle ilgilidir. Hangi renkleri elimiz tekrar tekrar seçiyor? Hangi kesimde rahat ediyoruz? Hangi parçayı giyince bütün gün üzerimizi düzeltme ihtiyacı duymuyoruz?

Bunları öğrendikçe alışverişimiz de daha bilinçli hâle gelir. Her yenilik bizi çağırmaz. Beğendiğimiz bir şeyi satın almadan da takdir edebiliriz.

Bir sonraki davette dolabınızdaki o elbiseye yeniden bakın. Belki ihtiyacınız olan şey yeni bir elbiseden önce, ona farklı bir gözle bakmaktır.

Giyin, hazırlanıp aynaya bakın. İçinize siniyorsa geçmiş fotoğrafları düşünerek sevincinizi azaltmayın.

Birisi “Bu elbiseyi hatırlıyorum” derse de gülümseyebilirsiniz:

“Evet, ben de çok seviyorum.”

Bazen insanın kendi seçimine böyle rahatça sahip çıkması, görünüşüne son dokunuşu yapar.

Hayat Ertelemeye Gelmez!

Biraz sanat, biraz müzik, bolca yaşamak…

Sevgili okuyucularım,

Hayat, sandığımızdan çok daha kısa. Bazen gereğinden fazla düşünüyor, küçücük meseleleri büyütüyor, kimin ne söylediğine, kimin ne yaptığına takılıp kendi zamanımızı tüketiyoruz. Oysa dönüp baktığımızda geriye kalan, kaç kişiye cevap verdiğimiz ya da hangi tartışmayı kazandığımız değil; nasıl yaşadığımız, neler gördüğümüz, kimlerle güldüğümüz ve hangi güzel anıları biriktirdiğimiz oluyor.

Küçük hesaplar yaparak hayatı kendimize zindan etmeyelim. Her şeyi kontrol etmeye, herkesi memnun etmeye, her meselede haklı çıkmaya çalışmayalım. Bir konsere gidelim, bir tiyatro oyunu izleyelim, hiç bilmediğimiz bir sergiyi keşfedelim. Sevdiğimiz insanlarla güzel bir akşam yemeği yiyelim. Bazen plansız bir yolculuğa çıkalım.

Çünkü hayat, yalnızca çalışmaktan, yetişmekten ve mücadele etmekten ibaret değil. Hayat aynı zamanda yaşamaktan ibaret!

Sosyal medyada başkalarının hayatını izlemek yerine kendi hayatımızın başrolünde olmanın zamanı geldi. Bu hafta biraz telefonlarımızı kenara bırakalım ve gerçek hayatın içinde buluşalım.

Ben de sizler için İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya ve Samsun’un bu haftaki kültür-sanat takvimini hazırladım.
Haydi, kendimize güzel bir hafta armağan edelim!
 
HAFTANIN ETKİNLİK REHBERİ
2-8 KASIM 2026

İSTANBUL
İstanbul’da bu hafta müzikten tiyatroya, çağdaş sanattan uluslararası gösterilere uzanan zengin bir program var.
2 Kasım Pazartesi
•    Eylül Görmüş ile Kitap Kulübü – Fiba Salon, İKSV – 19.30
•    Kayıp El – DasDas Ataşehir Metropol – 20.30
3 Kasım Salı
•    Nexus Trio: Hande Küden, Birsen Ulucan ve Çağ Ercağ – ENKA Oditoryumu – 20.30
5 Kasım Perşembe
•    Manuel Çıtak: Kendine Ait Bir Ada – İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi – Sergi açılışı.
7 Kasım Cumartesi
•    Henge – Kör – 20.30
•    Silk Orient – Bedük Big Band Projesi – Zorlu PSM Turkcell Sahnesi – 21.00
8 Kasım Pazar
•    Giorgos Kakosaios – Zorlu PSM Turkcell Sahnesi – 21.00

Ayrıca İstanbul Modern’de devam eden Aynı Mavinin Altında koleksiyon sergisini de sanatseverlerin ajandasına eklemelerini öneriyorum.

İZMİR
İzmir bu hafta konserleriyle oldukça hareketli. Özellikle pop ve alternatif müzik sevenler için güzel seçenekler var.
4 Kasım Çarşamba
•    Balkan Chaos Party: Düğünümüz Var! – Hayal Kahvesi İzmir – 20.00
•    Yedinci Ev – SoldOut Performance Hall – 21.00
•    Serdar Ortaç – Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu – 21.00
5 Kasım Perşembe
•    Zakkum – Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu – 20.30
•    Sancak – SoldOut Performance Hall – 21.00
6 Kasım Cuma
•    Azize Show – İstinyeArt Pervasız Sahne – 20.00
•    Uluslararası Filistin Dayanışma Gecesi: Le Trio Joubran – Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu – 21.00
•    Yüksek Sadakat – SoldOut Performance Hall – 21.00
•    Yeni Türkü – Skaff PSM Alsancak – 22.30
7 Kasım Cumartesi
•    Vega – SoldOut Performance Hall – 20.30
•    Mabel Matiz – Bornova Aşık Veysel Açıkhava Tiyatrosu – 21.00
•    Emir Can İğrek – Ooze Venue – 23.00
8 Kasım Pazar
•    Operadaki Hayalet – Peron Sanat – 20.30
•    Şam – Ooze Venue – 22.00

ANKARA
Başkentte bu hafta klasik müzik, opera, tiyatro ve sinema meraklılarını sevindirecek etkinlikler bulunuyor.
2 Kasım Pazartesi
•    Ankara Kadın Orkestrası Konseri – CSO Ada – 19.30
•    Meçhul Paşa – MEB Şura Salonu – 20.00
•    Carmen – Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon – 20.00
3 Kasım Salı
•    Merşad Haşemi – Hakan Ali Toker Anlatımlı Piyano Resitali – Hacettepe Ankara Devlet Konservatuvarı – 12.30
•    Müze Konseri – Cumhuriyet Müzesi – 14.00
•    Ankara Kadın Orkestrası Konseri – CSO Ada – 19.30
•    Adel Seni Seçti – Şinasi Sahnesi – 20.00
•    Esaretin Bedeli – Ankara Devlet Tiyatrosu – 20.00
•    Siyahlı Kadın – Akün Sahnesi – 20.00
7 Kasım Cumartesi
•    Bülent Ortaçgil & Birsen Tezer – Nazım Hikmet Kültür Merkezi – 20.00
•    Coppelia – Ankara Devlet Opera ve Balesi – Opera Sahnesi – 20.00
•    Atatürk Anısına – Bilkent Konser Salonu – 20.00
•    NOVA Beşlisi Dünya Müzikleri Konseri – CSO Ada – 20.00
•    Afife – ATO Congresium – 21.00
8 Kasım Pazar
•    Bir Film Nasıl Okunur? – Erimtan Müzesi – 14.00
•    Şenay Lambaoğlu ile Aşk’a Şarkılar – CSO Ada – 20.00
•    Aşık Veysel – Ankara Devlet Tiyatrosu – 20.00

ANTALYA
Antalya’da bu hafta tiyatro, stand-up ve konserler ön plana çıkıyor.
2 Kasım Pazartesi
•    Ersin Korkut – Ben mi Yapmışım? – Alanya Kültür Merkezi – 20.30
•    Bahadır Macit Antalya Konseri – Holly Stone Performance Hall – 22.00
3 Kasım Salı
•    Uzi – Antalya Açıkhava Tiyatrosu
•    80’ler 90’lar Gülümseten Hatıralar – Türkan Şoray Kültür Merkezi – 20.00
•    Ermişler ya da Günahkârlar – Antalya Şehir Tiyatroları – 20.00
•    Haybeden Gerçeküstü Aşk – Nazım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi – 20.00
4 Kasım Çarşamba
•    Akide Şekeri – Antalya Şehir Tiyatroları – 20.00
•    Bir Evlilik Müzikali – Nazım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi – 20.00
•    Eser Yenenler ile İtiraf Et – Türkan Şoray Kültür Merkezi – 20.00
•    Gökhan Tepe – Antalya Açıkhava Tiyatrosu – 21.00
5 Kasım Perşembe
•    Edi ile Büdü – Türkan Şoray Kültür Merkezi – 20.00
•    Espresso ve Eskiler – Mall of Antalya Gösteri Merkezi – 20.00
•    Tarla Kuşuydu Juliet – Antalya Şehir Tiyatroları – 20.00
6 Kasım Cuma
•    Yüzyüzeyken Konuşuruz – The Sponge Performance Hall – 22.00
7 Kasım Cumartesi
•    Can Gox – Gaslight Irish Pub – 20.00
•    Jakuzi on Piano – Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu – 21.00
•    Soft Analog – Holly Stone Performance Hall – 22.00
8 Kasım Pazar
•    Sagopa Kajmer & No.1 – Antalya Açıkhava – 18.00
•    Oktoberfest X Antalya Müzik Festivali – Antalya Bahçe – 20.00

SAMSUN
Samsun’da bu hafta müzik, tiyatro ve opera sevenler için birbirinden güzel programlar var.
2 Kasım Pazartesi
•    Lumera – Sezen Aksu Şarkıları – ATA Sahne – 20.00
3 Kasım Salı
•    Ceren Gündoğdu Candle Session – Atakum Sanat Merkezi – 20.00
•    Hüsnü Arkan – ATA Sahne – 20.00
•    Anlatan Adam – İbrahim Türker – Atakum Sanat Merkezi – 20.30
5 Kasım Perşembe
•    Hanım Olan Hizmetçi – Samsun Devlet Opera ve Balesi – Atatürk Kültür Merkezi – 20.00
•    Başka Sen Yok Ki – ATA Sahne – 20.00
6 Kasım Cuma
•    Şarkılar Ata İçin Söylendi Bu Gece – Atatürk Kültür Merkezi – 20.00
•    Hayatım Yalın – Mehmet Ali Erbil – ATA Sahne – 20.00
7 Kasım Cumartesi
•    Ölümsüzlüğün İlk Günü – Samsun Devlet Opera ve Balesi – Atatürk Kültür Merkezi – 20.00
8 Kasım Pazar
•    Şaka Şaka – Fazlı Polat – Atakum Sanat Merkezi – 20.30
 
Küçük Bir Hatırlatma 
Etkinliklerin biletlerini almadan önce organizatörlerin güncel duyurularını ve salonların programlarını kontrol etmenizi öneriyorum. Programlarda değişiklik olabiliyor.
 
Son Söz…

Sevgili okuyucularım,

Hayatın bize kaç gün daha vereceğini bilmiyoruz. Ama bugünümüz var. Sevdiklerimizle geçirebileceğimiz bir akşam, dinleyebileceğimiz güzel bir şarkı, izleyebileceğimiz bir oyun ve keşfedebileceğimiz yeni bir şehir var.
Kırgınlıkları uzatmayalım, gereksiz rekabetlerin içine girmeyelim, küçük hesapların büyük hayatlarımızı esir almasına izin vermeyelim.

Biraz daha cesur, biraz daha özgür, biraz daha zarif yaşayalım.

Unutmayın; güzel yaşamak bir lüks değil, kendimize karşı sorumluluğumuzdur.
Bu hafta kendiniz için güzel bir şey yapın. Bir etkinliğe katılın, yeni insanlarla tanışın, sanatla buluşun.

Çünkü hayat seyredilecek değil, yaşanacak bir hikâyedir.

Sevgi ve zarafetle…

Ben Ayça Kuru.
Zarafet, İmaj ve İletişim Uzmanı | Yazar | Sunucu
Instagram: @aycakuruakademi
www.aycakuruakademi.com

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı