Atlantik Okyanusu’nda seyahat eden bir yolcu gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakaları, dünya genelinde endişeye yol açtı. Pandemi riski bulunmasa da hastalığın ölümcül olması, tedavi ve aşı seçeneklerini gündeme getirdi. ABD ve İngiltere'de mRNA aşısı ve yeni nesil antiviral ilaçlar üzerinde çalışmalar sürüyor.
Farelerden insanlara bulaşan bu virüs, erken teşhis edilmediğinde hayati risk taşıyor. Virüs, enfekte farelerin idrar, dışkı veya tükürükleri ile doğrudan temas edilmesi sonucunda insanlara bulaşıyor. İnsandan insana bulaşma ihtimali düşük olan hantavirüsün bilinen bir tedavisi henüz bulunamadı.
AŞI ÇALIŞMALARI NE DURUMDA?
İlk evrelerinde ateş, halsizlik, kas ağrısı ve baş ağrısı gibi grip benzeri semptomlar görülen ancak ilerleyen evrelerde ağırlaşan hastalıkta ölüm oranı yüzde 30 ile yüzde 50 arasında değişiyor. Halen bir tedavisi veya onaylı bir aşısı bulunmayan hantavirüs için bilim dünyasında yürütülen çalışmalar, tur gemisinde 3 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından hız kazandı.
Hantavirüs aşısı geliştirme çalışmaları onlarca yıl öncesine dayanıyor. Virüsün özellikle sahada görev yapan askerler için risk oluşturması nedeniyle ABD ordusu 1980’lerde aşı çalışmalarına başladı.
AŞI ÇALIŞMASI İÇİN YETERLİ VAKA YOK
ABD Ordusu Bulaşıcı Hastalıklar Tıbbi Araştırma Enstitüsü'nden (USAMRIID) virolog Jay Hooper ve ekibi, yaklaşık 36 yıldır hantavirüs aşısı üzerinde çalışıyor. Ekip, Andes virüsü için DNA bazlı bir aşı geliştirdi ve Faz 1 klinik deneylerini tamamladı. Bu aşı, insanlarda nötralize edici antikorlar üretti. Ancak tedavi için 3 doz gerekmesi ve Faz 3 deneyinin yapılacağı yeterli vaka sayısına sahip bir bölge bulunamaması aşının tamamlanmasına engel oluyor.
İNGİLTERE’DE DE ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR
Hantavirüse karşı bir diğer çalışma da İngiltere’de yürütülüyor. Bath Üniversitesi araştırmacıları tarafından başlatılan çalışmalar, mRNA teknolojisi ile üniversitenin patentli Ensilication (proteinleri silika kafeslerle kaplayarak koruma) teknolojisini birleştiriyor.
Laboratuvar ve hayvan modellerinde "mükemmel bağışıklık tepkisi" gösteren aşı içi Faz 1 insan denemelerine geçilmesi hedefleniyor.
ANTİKOR ÇALIŞMASININ ODAK NOKTASI İNEKLER
Araştırmacıların aşının dışındaki bir diğer çalışması da antikor temelli tedaviler. Bilim insanarı, genetik olarak değiştirilmiş ve tamamen insan antikorları üretebilen inekler kullanılarak geliştirilen “SAB-163” adlı deneysel tedavi üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Söz konusu tedavinin, Andes virüsü dahil dört farklı hantavirüs türüne karşı hayvan modellerini koruyabildiği bildirildi. Tedavide henüz insanlar üzerinde klinik deneme aşamasına geçilmedi.
PİYASA BÜYÜKLÜĞÜ CAZİP GELMİYOR
Uzmanlar, virüsün tedavisi için ilaç firmalarının seferber olmamasını, piyasa büyüklüğünün küçük olmasına bağlıyor. Firmaların, ticari olarak yeterince kârlı olmayan aşı ve ilaç bulmak için, masraflı çalışmalara girişmediği belirtiliyor. Yaşanan son salgının, çalışmalar için itici güç olup olmayacağı merak ediliyor.
İLK KEZ 1950’LERDE KAYDEDİLDİ
Tarihteki ilk kayıtlı salgın, 1950'lerde Kore Yarımadası’nda tespit edildi. Salgında hastalanan 3 bin askerden 200’ü hayatını kaybetti.
Türkiye'deki ilk resmi vaka ise 2009 yılında Karadeniz Bölgesi'nde ortaya çıktı.