SALGININ MERKEZ ÜSSÜ ITURI VE ÇEVRESİ
Salgının ağırlıklı olarak etkili olduğu bölgeler, ülkenin doğusunda yer alan Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletleri olarak sıralanıyor. En fazla vakanın görüldüğü Ituri, salgının merkez üssü olma özelliğini koruyor.
Sağlık ekipleri, özellikle bu bölgede yeni bulaş zincirlerini tespit etmek ve hastaları hızla izole etmek için yoğun bir saha çalışması yürütüyor. Buna karşın, vakaların azalma eğilimine girmemesi, krizi daha da derinleştiriyor.
AŞI VE TEDAVİ YOKLUĞU MÜCADELEYİ ZORLAŞTIRIYOR
Yetkililer, mevcut salgının daha önceki Ebola salgınlarından farklı olarak, nadir görülen “Bundibugyo” virüs varyantından kaynaklandığını açıkladı. Bu varyanta karşı onaylanmış bir tedavi protokolü ya da aşı bulunmuyor. Halihazırda 192 kişi hastalığı yenerek iyileşirken, 609 hasta halen izolasyon altında veya hastanelerde yoğun bakım tedavisi görüyor.
EBOLA’NIN KARANLIK TARİHİ
Kanamalı ateşe yol açan bu ölümcül virüs, ilk kez 1976 yılında Sudan’ın Nzara kenti ile KDC’nin Yambuku kasabasında eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı. KDC’deki ilk salgının Ebola Nehri yakınlarındaki bir köyde başlaması nedeniyle hastalığa bu nehrin adı verilmişti.
Virüs, tarih boyunca birçok kez büyük yıkımlara neden oldu; özellikle Batı Afrika’da 2013-2017 yılları arasında Gine, Liberya ve Sierra Leone’de görülen salgında 30 bin kişi enfekte olmuş, 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Kongo’daki bu yeni dalga, salgının ne kadar sinsi ve yıkıcı olabileceğini bir kez daha hatırlatıyor.