Türkiye Psikiyatri Derneği, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü kapsamında yaptığı açıklamada, intiharın önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Dernek, intiharın tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirterek ruh sağlığı hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi ve toplumsal desteğin artırılması çağrısı yaptı.
“İNTİHAR ÖNLENEBİLİR BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR”
Türkiye Psikiyatri Derneği Krize Müdahale ve İntiharı Önleme Çalışma Birimi tarafından yapılan açıklamada, 10 Eylül’ün intihar konusunda farkındalık oluşturmak, damgalamayla mücadele etmek ve ortak sorumluluğu hatırlatmak amacıyla anıldığı belirtildi.
Açıklamada, intihar düşüncesi yaşayan kişilerin yargılanmadan konuşabilmesi, yardım talep edebilmesi ve ihtiyaç duyduğu anda ruh sağlığı hizmetlerine ulaşabilmesinin önemine vurgu yapıldı.
İNTİHAR ÇOK ETKENLİ BİR SÜREÇ
Dernek, intihar davranışının yalnızca bireysel ruhsal durumlarla açıklanamayacağını belirtti.
Ekonomik zorluklar, şiddet, ayrımcılık, göç, travmatik yaşam deneyimleri, kronik hastalıklar, madde kullanımı ve sosyal izolasyon gibi birçok etkenin intihar riskini artırabileceği ifade edildi.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI
Açıklamada, yoğun çalışma koşulları, uzun mesailer ve ağır sorumlulukların bazı meslek gruplarında ruhsal zorlanmayı artırabileceğine dikkat çekildi. Özellikle sağlık çalışanlarının yardım ararken damgalanma veya mesleki kaygılar yaşayabildiği belirtilerek, ruh sağlığı desteğinin mahremiyet içinde ve erişilebilir olması gerektiği vurgulandı.
MEDYAYA GÜVENLİ HABERCİLİK ÇAĞRISI
Türkiye Psikiyatri Derneği, intihar haberlerinin hazırlanmasında kullanılan dilin önemine de dikkat çekti. Yöntem ayrıntılarının paylaşılması, kişisel bilgilerin yayımlanması veya intiharın tek bir nedene bağlanmasının risk oluşturabileceği belirtilerek, medya kuruluşlarının güvenli habercilik ilkelerine uygun hareket etmesi gerektiği ifade edildi.
ULUSAL EYLEM PLANI ÇAĞRISI
Dernek, intiharı önleme çalışmalarının ruh sağlığı hizmetlerinin yanı sıra toplumsal koşulları da kapsaması gerektiğini belirtti. Açıklamada, Türkiye’de yürütülen çalışmaların kapsamlı, kurumlar arası iş birliğine dayanan ve sürdürülebilir bir Ulusal İntiharı Önleme Eylem Planı ile güçlendirilmesi gerektiği çağrısı yapıldı.