İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye'de basın özgürlüğünün durumunun araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına araştırma önergesi sundu. Taşçı, gazetecilere yönelik adli süreçler, televizyon kanallarına uygulanan yaptırımlar ve kayyum uygulamalarının basın özgürlüğü üzerindeki etkilerinin incelenmesini istedi.
2 Kasım 2026 tarihli önergede, Türkiye'nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 163'üncü sırada yer aldığı belirtildi. Taşçı, Türkiye'nin 2002 yılında aynı endekste 99'uncu sırada bulunduğunu hatırlatarak basın özgürlüğünde yaşandığını savunduğu gerilemeye işaret etti.
Önergede, basın özgürlüğünü sınırladığı öne sürülen uygulamaların belirlenmesi ve gazetecilik faaliyetlerinin özgürce yürütülmesi için alınabilecek önlemlerin araştırılması talep edildi.
SELCAN TAŞÇI'DAN TBMM'YE ARAŞTIRMA ÖNERGESİ
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, basın özgürlüğüne ilişkin sorunların Meclis gündemine taşınması için harekete geçti.
TBMM Başkanlığına sunulan önergede, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ile 105'inci maddeleri kapsamında Meclis araştırması açılması istendi.
Taşçı, gazetecilerin mesleki faaliyetlerini özgürce sürdürebilmeleri için mevcut uygulamaların incelenmesi gerektiğini belirtti.
Araştırma kapsamında basına yönelik adli ve idari yaptırımların değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin belirlenmesi önerildi.
TÜRKİYE'NİN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SIRALAMASINA İŞARET ETTİ
Selcan Taşçı, önergesinde Türkiye'nin uluslararası basın özgürlüğü sıralamasındaki konumunu gündeme getirdi.
Önergede yer alan verilere göre Türkiye, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 163'üncü sırada bulunuyor.
Türkiye'nin 2002 yılında 99'uncu sırada olduğunu belirten Taşçı, aradan geçen süreçte ülkenin sıralamada 64 basamak gerilediğini ifade etti.
Taşçı, bu durumu basın özgürlüğünü sınırlandırdığını savunduğu uygulamalarla ilişkilendirdi.
GAZETECİLERE YÖNELİK TUTUKLAMALAR GÜNDEME TAŞINDI
Araştırma önergesinin gerekçe bölümünde gazetecilere yönelik soruşturma ve tutuklamalara da yer verildi.
Taşçı, 2022 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda "Sansür Yasası" olarak nitelendirildiğini belirttiği düzenlemeyi eleştirdi. Düzenleme kapsamında Türk Ceza Kanunu'na eklenen 217/A maddesinin gazetecilik faaliyetleri üzerindeki etkilerinin araştırılması gerektiğini savundu.
Önergede Lale Özan Arslan, Murat Ağırel ve İsmail Arı'nın yaşadığı adli süreçler örnek gösterildi.
Ayrıca gazeteciler Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç'in de tutuklandığı belirtilerek bu işlemlerin basın özgürlüğü açısından değerlendirilmesi istendi.
Taşçı, gazetecilere yönelik uygulamaların haber yapma ve kamuoyunu bilgilendirme özgürlüğünü sınırlandırdığını ileri sürdü.
RTÜK CEZALARI İÇİN 93 MİLYON LİRALIK VURGU
Önergede Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) yayın kuruluşlarına yönelik yaptırımları da ele alındı.
Taşçı'nın sunduğu bilgilere göre RTÜK, 2025 yılında SZC TV, TELE 1, Halk TV ve NOW TV gibi yayın kuruluşlarına toplam 53 ceza uyguladı.
Bu cezaların yaklaşık 93 milyon liralık idari para cezasına karşılık geldiği belirtildi.
Taşçı, aynı dönemde iktidara yakın olduğunu değerlendirdiği televizyon kanallarının yılı cezasız tamamladığını öne sürdü.
Milletvekili, RTÜK yaptırımlarının yayın kuruluşlarına uygulanma biçiminin araştırılması gerektiğini ifade etti.
TELE 1 VE HALK TV'YE İLİŞKİN KAYYUM İDDİALARI
Selcan Taşçı, araştırma önergesinde medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamalarını da gündeme taşıdı.
Önergede, TELE 1 ve Halk TV'ye yönelik 2026 yılındaki kayyum atamalarının yayın politikaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Taşçı, kayyum uygulamalarının basın kuruluşlarının yayın bağımsızlığını zedelediğini savundu.
Önergede ayrıca söz konusu uygulamaların Anayasa'nın basın özgürlüğünü güvence altına alan 28'inci maddesiyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.
MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASI İSTENDİ
İYİ Parti Milletvekili Selcan Taşçı, gazetecilik faaliyetlerine yönelik sınırlamaların yalnızca medya çalışanlarını değil, toplumun haber alma hakkını da etkilediğini belirtti.
Basının yasama, yürütme ve yargı organlarının faaliyetlerini kamu adına denetleme işlevine vurgu yapan Taşçı, basın özgürlüğünün demokratik düzen açısından önem taşıdığını ifade etti.
Önergede, gazetecilerin mesleklerini baskı altında kalmadan sürdürebilmeleri için gerekli düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi.
Taşçı'nın 2 Kasım tarihli başvurusu, TBMM'de araştırma açılmasına yönelik bir önerge niteliği taşıyor. Araştırma komisyonunun kurulduğuna ilişkin bir karar ise sunulan belgede yer almıyor.