S&P Global Ratings yetkilileri, Türkiye'de bazı fonların tasfiye sürecine ilişkin gelişmelerin izole kalması halinde ülkenin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasını beklemediklerini belirtti. Kuruluşun Türkiye'ye yönelik yılın ikinci kredi notu ve görünüm değerlendirmesini 16 Ekim'de yayımlaması bekleniyor.
FON SÜRECİNİN ETKİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ
S&P Global Ratings Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Ülke Kredi Notları Direktör ve Lider Analisti Karen Vartapetov ile Finansal Kuruluşlar Direktörü Regina Argenio, yaklaşan değerlendirme öncesinde Türkiye ekonomisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Vartapetov, fon soruşturması kapsamında yetkililerin devreye aldığı düzenlemeler ile politika tepkisinin “hızlı ve ikna edici” olduğunu söyledi. Sürecin finansal sistemin geneline olumsuz şekilde yansımadığını belirten Vartapetov, “Kontrol altına almayı başardılar ve daha geniş şekilde finansal sisteme olumsuz bir etkisi olmadı.” dedi. Fonlarla ilgili gelişmelerin şu ana kadar sınırlı kaldığını ifade eden Vartapetov, döviz kuru, dolarizasyon ile finans ve bankacılık sektörünün likiditesi gibi takip edilen alanlarda belirgin bir tepki görülmediğini kaydetti. Vartapetov, gelişmelerin izole kalması durumunda kredi notunda aşağı yönlü baskı beklemediğini belirterek, hane halklarının reel para birimi cinsinden varlıklara güvenini koruması halinde olumsuz etkilerin sınırlı kalacağını söyledi. Kredi notunun komite kararıyla belirlendiğini hatırlatan Vartapetov, fonlara ilişkin gelişmelerin komitede ele alınacağını da ifade etti. Sürecin risk olarak değerlendirilebileceğini ancak şu ana kadar belirgin makroekonomik etkiler görüldüğüne dair güçlü bir kanıt bulunmadığını söyledi.
REZERVLERDEKİ TOPARLANMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Vartapetov, Türkiye ekonomisinde bu yıl ortalama enflasyonun yüzde 30 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini, ekonomik büyümenin ise yüzde 3'e yakın olmasını beklediklerini ifade etti. Rezerv yeterliliğinin kredi notu açısından önemli parametrelerden biri olduğunu belirten Vartapetov, Türkiye'nin yıla yüksek rezerv seviyesiyle başladığını söyledi. Merkez Bankasının enerji fiyatlarındaki artışın etkilerini kontrol etmek amacıyla rezervlerin bir kısmını kullandığını, ardından bunun bir bölümünün yeniden yerine konulduğunu kaydetti. Vartapetov, “Dolayısıyla rezervler brüt seviye açısından ocak-şubat seviyelerinin biraz altında ancak rezervlerdeki toparlanma kredi notunu destekleyici nitelikte.” dedi. Net rezervlerin de toparlandığını belirten Vartapetov, hane halklarının lira ve lira cinsinden varlıklara yönelik tutumunun yakından izlendiğini söyledi. Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, yüksek enerji fiyatları ve fon sürecine rağmen liraya yönelik tutumun güçlü kaldığını, dolarizasyonun yeniden yükseldiğine ilişkin belirgin bir işaret görülmediğini aktardı.
PİYASA TEPKİSİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
S&P Global Ratings Finansal Kuruluşlar Direktörü Regina Argenio ise fon sürecinin en belirgin etkisinin borsada görüldüğünü ve hisse senedi değerlemelerinde düşüş yaşandığını söyledi. Argenio, ilk düzeltmenin ardından değerlemelerin istikrara kavuştuğunu belirterek bankalardaki likiditede de büyük bir hareket gözlemlemediklerini ifade etti. Sürecin ilgili fonlarla sınırlı kalmasının önemine işaret eden Argenio, bugüne kadarki politika tepkisinin “oldukça güçlü” olduğunu söyledi. Argenio ayrıca yargısal süreçlerin yanı sıra piyasaya likidite sağlandığını ve fonların tasfiye sürecini yürütecek bankaların atandığını belirtti.