ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye merkezli Golden Global Yatırım Bankası'nı İran bağlantılı işlemler gerekçesiyle yaptırım listesine aldı.
ABD yönetimi, bankanın İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü adına on milyonlarca dolarlık işlemi kolaylaştırdığını ve İran petrolünden elde edilen bazı gelirlerin Çin'den Türkiye'ye aktarılarak nakit ve altına dönüştürüldüğünü öne sürdü.
Golden Global Bank ise hakkındaki suçlamaları reddederek yaptırım kararına karşı hukuki yollara başvuracağını açıkladı.
BARRACK: TÜRK BANKACILIK SİSTEMİ HEDEF ALINMIYOR
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da yaptırım kararının ardından açıklama yaptı.
Barrack, yaptırımın Türkiye'yi veya Türk bankacılık sisteminin tamamını hedef almadığını, kararın tek bir kuruluşun faaliyetlerine yönelik olduğunu belirtti. Türk makamlarının süreçte “yapıcı bir tutum” sergilediğini de ifade etti.
BAHADIR ÖZGÜR'DEN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
Gazeteci Bahadır Özgür, köşe yazısında Golden Global Bank'a yönelik yaptırım kararını Türkiye'de son yıllarda gerçekleştirilen mali suç operasyonları ve bölgesel siyasi gelişmelerle birlikte değerlendirdi.
Özgür, kara para aklama iddiaları, altın ticareti, döviz büroları ve elektronik ödeme sistemlerine yönelik soruşturmaların Türkiye'nin değişen bölgesel konumundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.
SITKI AYAN'IN ADI YAPTIRIM AÇIKLAMASINDA
ABD Hazine Bakanlığının açıklamasında iş insanı Sıtkı Ayan'ın adı da yer aldı.
Ayan ve bağlantılı şirketler, İran petrolünün satışından elde edilen gelirlerin aktarılmasında rol oynadıkları iddiasıyla 2022'de ABD tarafından yaptırım listesine alınmıştı.
Özgür, Golden Global Bank dosyasını daha önce gündeme getirdiği ve “Laleli Çamaşırhanesi” olarak nitelendirdiği para trafiği iddialarıyla da ilişkilendirdi.
ALTIN VE ELEKTRONİK ÖDEME SİSTEMLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye'de son yıllarda Kapalıçarşı ve Laleli merkezli çeşitli soruşturmalarda kuyumcular, döviz büroları, elektronik ödeme kuruluşları ve şirketler incelemeye alındı.
Kamuoyuna yasa dışı bahis, forex, altın kaçakçılığı ve farklı mali suç soruşturmaları olarak yansıyan bazı dosyalardaki para hareketlerinin birbiriyle bağlantılı olabileceği öne sürüldü.
FATF SÜRECİNİ HATIRLATTI
Türkiye, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadelede tespit edilen eksiklikler nedeniyle 2021 yılında Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) gri listesine alınmış, Haziran 2024'te ise listeden çıkarılmıştı.
Özgür, bu süreçte döviz büroları, kuyumcular, elektronik ödeme kuruluşları, kripto varlık piyasaları ve değerli maden ticaretine yönelik denetimlerin arttığına dikkat çekti.
Türkiye'deki gelişmelerin uluslararası mali sistemde ülkeye yönelik beklenti ve baskılardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Özgür, değişen jeopolitik koşulların ekonomik ve siyasi dengeleri de etkilediğini ileri sürdü.
“YENİ OPERASYONLAR GELEBİLİR” İDDİASI
Özgür'ün değerlendirmesindeki en dikkat çekici bölüm ise olası yeni operasyonlara ilişkin iddiası oldu.
Son dönemde bazı soruşturmalarda savunma sanayisi şirketlerinin de gündeme geldiğine işaret eden Özgür, önümüzdeki dönemde silah ticaretine ilişkin yeni operasyonların yapılabileceğini öne sürdü.
Pakistan'dan İran'a, Ukrayna'dan Suriye, Libya ve Sahraaltı Afrika'ya uzanan silah ticareti hatlarının daha sıkı denetlenebileceğini savunan Özgür, elektronik ödeme sistemleri, döviz büroları, kuyumcular ve altın ticaretinin ardından bu alanın da gündeme gelebileceğini ileri sürdü.
Özgür, Türkiye'deki operasyonların yalnızca iç siyasi gelişmeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, bölgesel gelişmeler ve dış politikadaki değişimlerin de süreç üzerinde etkili olduğunu savundu.