Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Dünya yeniden şekillenirken: Ortadoğu, İran ve yalnızlaşan güçler

Dünya yeniden şekillenirken: Ortadoğu, İran ve yalnızlaşan güçler
Paylaş:
N

Dünyanın iki büyük gücü, girdikleri savaş sarmalında ağır bir çıkmaza sürüklendi. Rusya’nın önce Afganistan’da yaşadığı hezimet, ardından Kırım işgali sonrası başlayan Ukrayna savaşıyla birlikte içine düştüğü siyasi ve ekonomik darboğaz; Amerika Birleşik Devletleri’nin ise müttefikleriyle yaşadığı güven kaybı ve yalnızlaşması, dünya siyasetinde yeni bir dönemin kapılarını araladı.Amerika'nın müttefikleri olan avrupa ülkeler ile başta ekonomik nedenler olmak üzere sonrasında istikrarsız zeka özürlü ve cani soy kırımcı, siyonist Netenyahu'nun kuklası pedofili başkanı sayesinde yanlızlaşması ve güven kaybetmesi dünyadaki prestijine büyük darbe vurdu.Netanyahu ABD  üzerindeki bu etkisi akıllara şu soruyuda getirimiyor değil !.."Amerika'yı İsrail'mi yönetiyor ya da İsrail'den mi yönetiliyor."


Trump kendi kamuoyundaki hakkında çıkan pedofili dosyalarının bir biri ardına açıklanması ABD'de infiale yol açması Trump'ın bu durumu kamufle etmek için İran halkının sahibi olduğu değerlere çökmeye kalkışması öyle kolay olmayacaktı!.. Olmadı da.


Özellikle ABD’nin Ortadoğu politikaları, yıllardır “özgürlük” ve “demokrasi” söylemleri üzerinden şekillendirildi. Ancak Irak’tan Suriye’ye, Arap Baharı adı altında yürütülen süreçlerin bölgeyi bir istikrar yerine büyük bir kaosa sürüklediği bugün çok daha net görülüyor. Ortadoğu’nun enerji kaynakları, stratejik konumu ve yer altı zenginlikleri üzerinden yürütülen müdahaleler, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkiledi.
İran konusunda da benzer bir senaryonun uygulanabileceği düşünüldü. Dünyanın en gelişmiş savaş teknolojilerine sahip olan ABD’nin, İran’ı kısa sürede teslim alacağı yönündeki beklentiler bugün ciddi bir çıkmazla karşı karşıya kaldı. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim ve bölgesel dengelerdeki değişim, savaşın yalnızca askeri güçle kazanılamayacağını bir kez daha gösterdi.


Bir ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarına müdahale etmek, yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda o halkın yaşam hakkına, iradesine ve bağımsızlığına müdahaledir. İran halkı da tam bu noktada devletine, toprağına ve bayrağına sahip çıkarak güçlü bir refleks gösterdi. Meydanları dolduran insanlar, yalnızca bir yönetimi değil; köklü bir devlet geleneğini ve milli iradeyi savunduklarını ortaya koydu.
Bugün dünya artık eski dünya değil. Güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” sözü de tam bu noktada anlam kazanıyor. Ukrayna-Rusya savaşında Avrupa’nın tavrı, İran-ABD geriliminde ise birçok ülkenin açık ya da örtülü biçimde İran’a karşı savaş politikalarına destek vermemesi; küresel sistemin artık tek merkezli olmadığını gösteriyor.


İRAN BÜYÜKELÇİLİĞİNE ANLAMLI ZİYARET

Bizler de gazeteciler ve bu coğrafyada yaşayan insanlar olarak yaşananlara sessiz kalamazdık. Bu düşünceyle, İran halkının zor günlerinde yanında olduğumuzu göstermek adına İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarı Sayın Dr. Seyyed Ghasem Nazemi’yi büyükelçilikte gazeteci arkadaşlarımızla birlikte ziyaret ettik.
Ziyaret sırasında yaptığımız değerlendirmelerde; savaşların yalnızca devletleri değil, masum sivilleri de hedef aldığına dikkat çektik. Çocukların, yaşlıların ve kadınların hayatını kaybettiği saldırılar insanlık vicdanında derin yaralar açmaktadır. Özellikle sivil alanların hedef alınması hiçbir şekilde kabul edilemez.
ABD'nin ve İsrail'in ortaklaşa yürüttükleri savaşta hedef gözetmeksizin sivil alanları hunharca bombalaması çocuk yaşlı genç demeden İran'ı bombalaması, Minab'ta  üç füze ile 170 masum çocuğun okulunda  şehit edilmesini yüksek sesle kınıyor savaşta hayatını kaybeden tüm şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabırlar, yaralılara şifalar diliyorum. Bağımsız ve özgür bir İran yaralarını en kısa zamanda kendi imkanlarıyla saracak ve  küllerinden doğacaktır.

İran halkının yıllardır uygulanan ambargo ve baskılara rağmen devletinin yanında dimdik durması, birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi dikkat çekici bir toplumsal refleks olarak öne çıkıyor. Bu durum, millet olma bilincinin ve güçlü devlet geleneğinin bir yansımasıdır.

Aynı refleksi Türk milleti de 15 Temmuz hain darbe girişiminde göstermiş; meydanları boş bırakmayarak milli iradeye sahip çıkmıştır. Çünkü asıl ve güçlü devlet geleneği olan büyük milletler, zor zamanlarda birlik olmayı başarabilen milletlerdir.

Bu vesileyle dost ve kardeş ülke İran’da yaşanan acıların bir an önce son bulmasını, savaşın sona ermesini ve bölgede yeniden huzurun hâkim olmasını temenni ediyoruz.

“İRAN YALNIZ DEĞİLDİR”

İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarı Dr. Seyyed Ghasem Nazemi ise yaptığı açıklamada, Amerika'nın yalnızlaşması beraberinde tüm Ortadoğu ülkelerinde de İran'ın direnişinin bir uyanışa sebep olduğunu bunun bölge için ve Arap coğrafyası için hayırlı bir süreç olduğunu dile getirdi.Savaş sürecinde İran’ın yalnız bırakılmamasının kendileri açısından büyük bir moral kaynağı olduğunu ifade etti.
Nazemi, İran’ın yalnızca kendi güvenliği için değil; aynı zamanda İsraile karşı ,Filistin ve Mescid-i Aksa için de mücadele verdiğini belirterek, Türk halkının savaşın  ilk günden itibaren desteğini önemsediklerini dile getirdi. Türk kamuoyunun savaş sürecinde ortaya koyduğu duyarlılığın ve protestolarla İran halkına destek verilmesinin kendileri için çok kıymetli olduğunu söyledi.

İki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve inanç bağlarının güçlü olduğuna dikkat çeken Nazemi, İran dışında yaşayan İranlıların da savaş döneminde ülkelerine dönerek halklarının yanında yer almalarının takdire şayan olduğunu vurguladı.

Nazemi konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Bu savaş er ya da geç bitecektir. Ancak Türk halkının bu zor günlerde yanımızda oluşunu ne ben ne de İran halkı unutacaktır. Sizlerin desteği bizler için büyük bir moral kaynağı olmuştur.”
Bizler de kendilerine göstermiş oldukları misafirperverlik için teşekkür ediyor, dost ve kardeş İran halkına selamlarımızı iletiyoruz.
Kalın sağlıcakla…

Hamit ÖZPOLAT GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkan Vekili

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı