İyileşme çoğu zaman bir sonuç gibi anlatılır.
“Ağrım geçti.”
“Daha iyiyim.”
“Eskisi gibi oldum.”
Oysa iyileşme, hiçbir zaman sadece varılacak bir yer değildir. Daha çok, yolda karşılaşılan bir hâl… Ve her bedenin içinde sessizce yazılan bir hikâyedir.
Bu hikâye çoğu zaman bir kırılmayla başlar. Bir ağrı, bir yorgunluk, bir tükeniş…
Bedenin “artık böyle devam edemem” dediği o ince eşik.
İlk başta direnç gelir. Geçmesini isteriz. Susturmak isteriz.
Adını koyup hızla kapatmak isteriz o sayfayı.
Ama beden acele etmez.
Çünkü onun zamanı, bizim alıştığımız zamandan farklıdır. O, anlatmak ister.
Ve iyileşme, çoğu zaman tam burada başlar:
Dinlemeyi kabul ettiğimiz anda.
Bir ağrının içine doğru dikkatle baktığınızda, onun sadece bir fiziksel his olmadığını fark edersiniz. Bir yoğunluk vardır, bir ritim…
Bazen bir sıkışma, bazen bir donukluk…
Ve eğer yeterince kalabilirseniz o hisle, bir imge belirir.
Belki bir düğüm…
Belki ağırlaşmış bir taş…
Belki de akmayı unutmuş bir su…
İşte iyileşme, bu imgelerin değişmeye başladığı yerdir.
Çünkü beden, çözümleri de kendi diliyle sunar.
Bir düğüm gevşer,
bir taş hafifler,
bir su yeniden akmaya başlar.
Bu değişim bazen bir terapiyle olur, bazen bir nefeste,
bazen de sadece fark edildiği için.
İyileşmek, her zaman “düzelmek” değildir. Bazen sadece olanı olduğu gibi görebilmektir.
Çünkü görülmeyen hiçbir şey dönüşmez.
Ve belki de en zor olan budur. Kendi bedenimizin hikâyesine tanıklık etmek.
Onu yargılamadan, acele ettirmeden, hemen sonuç istemeden…
Sadece dinleyerek.
İyileşme doğrusal değildir. Bazen bir gün çok iyi hissedersiniz, ertesi gün aynı yere geri dönmüş gibi…
Ama aslında hiçbir zaman aynı yerde değilsinizdir.
Çünkü artık o hikâyeyi daha derinden biliyorsunuzdur.
Ve bilgi burada zihinsel değildir;
bedenseldir.
Bir gün fark edersiniz, ağrı hâlâ oradadır belki ama sizin onunla ilişkiniz değişmiştir.
Artık ona karşı değil, onunla birliktesinizdir.
İşte o an, iyileşme bir sonuç olmaktan çıkar, hayat yolculuğunuzu güzelleştiren bir ilişkiye dönüşür. Kendi bedeninizle kurduğunuz, giderek derinleşen bir ilişki…
Ve belki de iyileşmenin en gerçek tanımı şudur:
Bedeninize yabancı olmaktan vazgeçmek!
Sevgi ile..
Dr. Şerafettin ÖZDOĞAN
@drserafettinozdogan