Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Tecrübe, yıllar geçtikçe değeri artan en kıymetli hazinedir

Tecrübe, yıllar geçtikçe değeri artan en kıymetli hazinedir
Paylaş:
N

Sevgili dostlar, merhabalar.

Bugünkü köşe yazımda, son günlerde üzerinde uzun uzun düşündüğüm önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazının sonunda sizlerin de bu konu hakkındaki görüş ve değerlendirmelerinizi merak ediyor, yorumlarınızı bekliyorum.

Bu yazıyı kaleme almama vesile olan ise, kısa süre önce yaş haddinden dolayı emekliye ayrılan birinci sınıf emniyet müdürü kıymetli bir dostumla yaptığım sohbet oldu. Emniyet teşkilatına 37 yıl boyunca şerefle hizmet etmiş bu değerli dostumun bilgi, birikim ve tecrübesinin yalnızca yaş haddine ulaştığı için aktif görev dışında kalmasını anlamakta zorlandım.

Hepimizin bildiği gibi devletler güçlü kurumlarla, güçlü kurumlar ise yetişmiş insan kaynağıyla ayakta durur. Üst düzey bir yönetici ya da bürokrat yetiştirmek onlarca yıl süren emek, deneyim ve ciddi kamu kaynakları gerektirir. Günümüzde yaşam süresinin uzaması ve sağlık koşullarının gelişmesiyle birlikte insanların üretkenlik dönemleri de geçmişe göre daha ileri yaşlara taşınmıştır. Buna rağmen fiziki ve zihinsel olarak görevini sürdürebilecek durumdaki tecrübeli insanların yalnızca yaş haddine ulaştıkları için sistemin dışına çıkarılması, bana göre ülkemiz adına kaybedilmiş önemli bir değer ve heba edilmiş büyük bir kamu yatırımıdır.

İşte tam da bu noktada şu soruyu sormamız gerekiyor: Tecrübeyi gerçekten emekli mi ediyoruz, yoksa ondan yararlanmanın yollarını mı göz ardı ediyoruz?

Hayatın her alanında tecrübenin paha biçilemez bir değer olduğu biliriz. Ne var ki konu kamu kurumlarına geldiğinde, yılların bilgi ve birikimi çoğu zaman yalnızca yaş haddine takılıyor.

Emniyet teşkilatında ve Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere kamu kurumunda genç yaşlarda mesleğe başlayan birçok bürokratve  memur, bilgi ve deneyiminin en verimli dönemindeyken yaş sınırı nedeniyle emekliye sevkediliyor. 
Elbette devletin belirlediği yaş sınırı ve kuralları vardır. 
Ancak şu soruyu sormadan geçemeyiz: Sağlığı yerinde, zihinsel olarak üretken ve mesleki deneyimi zirvede olan insanları yalnızca belirli bir yaşa ulaştıkları için sistemin dışına çıkarmak gerçekten doğru mudur?

Otuz, kırk yıl boyunca devletine hizmet etmiş bir yöneticinin sahip olduğu bilgi, kriz yönetimi becerisi ve kurumsal hafıza kolay kazanılmıyor. Bu insanlar yalnızca görev yapan personeli değil, yeni nesil yöneticileri de yetiştirebilecek önemli bir birikime sahiptir.

Bugün dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde emekli olan üst düzey kamu görevlileri; danışmanlık, eğitim ve stratejik planlama gibi alanlarda kamuya katkı sunmaya devam ediyor. Çünkü biliyorlar ki tecrübe, yıllar geçtikçe değeri artan en kıymetli hazinedir.

Ancak madalyonun diğer yüzüne baktığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz.

Kamu kurumlarında tecrübeli insanlar yaş haddinden dolayı emekliye ayrılırken, bazı sivil toplum kuruluşlarında aynı isimler yirmi, yirmi beş hatta otuz yıl boyunca bulundukları koltukları işgal etmekte ve yönetimde kalabiliyor üstelik ileri yaşlarına rağmen.Demokratik seçimlerle göreve gelseler de uzun yıllar aynı koltukta oturmanın kurumlara dinamizm kazandırmadığı da bir gerçektir. Bu konuyla da ilgili bir yazı kaleme alacaağım.Yani yıllardır oturdukları koltuktan kalkmayanlar için...

Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

"Tecrübeyi gerçekten emekli mi etmeliyiz, yoksa ondan yararlanmanın yeni yollarını mı bulmalıyız."
Güçlü devletler yalnızca genç kadrolarla değil, tecrübeli insanlarını doğru yerde değerlendirebilen bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Güçlü sivil toplum ise koltukların değil, fikirlerin yarıştığı; değişimin, yenilenmenin ve liyakatin doğal karşılandığı bir yapıyla gelişebilir.
Oysa şu an ülkemizin içinde bulunduğu en büyük problemlerden biri liyakatsız yetersiz insanların hak etmedikleri makamları işgal etmeleri değil midir?

Belki de artık emekli edilmesi gereken insanlar değil; tecrübeyi israf eden ve değişime direnen anlayışlardır. Çünkü güçlü bir gelecek, tecrübe ile yeniliğin birlikte değer gördüğü toplumlarda vücut bulur.
Kalın sağlıcakla...

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı