Bazı kışlar takvimde başlamaz.
Güneş vardır, gökyüzü açıktır, hayat bildiği gibi devam ediyordur ama insan yine de havadaki soğuğu hisseder.
Eskiler kışın en sert zamanlarına “zemheri” derdi. Farsçadan dilimize geçen bu kelime, kışın ortasındaki o keskin, insanın içine işleyen soğuğu anlatır.
“Zahiri” ise görünen, dışarıdan fark edilen, artık saklı olmayan demektir.
İki kelimeyi yan yana getirdiğinizde ortaya güçlü bir ifade çıkıyor:
Zahiri zemheri…
Yani soğuğun artık hissedilmekle kalmayıp görünür hale gelmesi.
Aslında hayatın da böyle dönemleri var.
Bazı şeyler uzun süre içeride yaşanır. Sorunlar vardır ama konuşulmaz. Bir ilişkide mesafeler oluşur ama adı konulmaz. Toplumda huzursuzluk büyür ama günlük hayatın telaşı içinde üzeri örtülür. İnsan hayal kırıklığına uğrar ama güçlü görünmeye devam eder.
Ta ki saklanan ne varsa görünür oluncaya kadar.
İşte belki de asıl zemheri o zaman başlar.
Çünkü bir sorunun var olması başka, artık gizlenemeyecek kadar görünür olması başka şeydir.
İçeride başlayan soğuğun dışarı vurmasıdır.
Üstelik çoğu zaman zemheri birdenbire gelmez. Öncesinde küçük işaretler verir. Bir cümle değişir, bir bakış eksilir, bir güven sarsılır. İnsanlar eskisi kadar konuşmamaya, kurumlar eskisi kadar üretmemeye, toplumlar eskisi kadar inanmamaya başlar.
Fakat biz çoğu zaman büyük kırılmayı bekleriz.
Oysa hiçbir büyük kırılma yalnızca kırıldığı günün eseri değildir.
Bir dostluğun bitişi son tartışmada doğmamıştır.
Bir insanın vazgeçişinin de “artık yeter” dediği anda ortaya çıkmamış olması gibi..
Hepsinin öncesinde küçük soğumalar vardır.
Herkesin gördüğü, kimsenin inkar edemediği bir gerçeğe dönüşür.
Belki de bu yüzden hayat bize yalnızca sonuçlara değil, işaretlere de bakmayı öğretir.
Çünkü mesele zemheri geldiğinde kalın giyinmek değildir sadece.
Mesele, havanın neden soğuduğunu zamanında anlayabilmektir.
Ama hiçbir zemheri sonsuza kadar sürmez.
Doğanın en sert kuralı belki de aynı zamanda en umut verici olanıdır: Mevsimler değişir.
En soğuk gecenin ardından sabah olur. Donmuş toprak çözülür. Kurumuş sandığımız dallardan yeniden filiz çıkar..
Bazen görünür hale gelen zorluklar bir son değil, tam tersine değişimin başlangıcıdır. Çünkü gizlenen sorunla mücadele etmek zordur; görünen sorunla ise yüzleşebilirsiniz.
Neyin eksildiğini görürsünüz.
Kimin yanınızda olduğunu anlarsınız.
Neye tutunmanız, neden vazgeçmeniz gerektiğini fark edersiniz.
Belki de zahiri zemherinin en önemli tarafı budur:
Soğuk görünür olduğunda, insan artık baharı aramaya başlar.
Bazen hiç beklemediğimiz bir anda hava değişir.
Ama hangi zemherinin içinde olursak olalım unutmamamız gereken bir şey var:
Kışın hükmü ne kadar sert olursa olsun, hiçbir mevsime sonsuzluk verilmemiştir.