Türkiye ekonomisinde enflasyon tartışması yeniden hızlandı. Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi, küresel enerji maliyetleri ve yüksek faiz ortamı fiyatlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Manşet TV YouTube kanalında yayınlanan “Gündem Ekonomi” programına konuk olan Ekonomist Doç. Dr. Cüneyt Dirican, piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirdi. Dirican, ‘‘Türkiye’de enflasyon yalnızca talep üzerinden açıklanamaz’ dedi.
“AKARYAKIT ZAMMI GIDA ENFLASYONUNU TETİKLEYECEK”
Doç. Dr. Dirican, akaryakıttaki yükselişin ulaştırma maliyetlerini artıracağını ve bunun gıda fiyatlarına da yansıyacağını söyledi.
Türkiye’de taşımacılığın büyük bölümünün karayoluyla yapıldığını hatırlatan Dirican, “Ulaştırma maliyetlerinin artması en başta gıda enflasyonuna yansıyacaktır. Çünkü biz ağırlıklı olarak karayoluyla taşımacılık yapan bir ülkeyiz” dedi. Doç. Dr. Dirican, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacağını belirtti. Şirketlerin finansman maliyetlerine da değinen Dirican, “Firmalar finansman maliyetlerini de sattıkları ürünün fiyatına yansıtıyor. Dolayısıyla enflasyonun sadece enerji veya talep tarafıyla açıklanması doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.
FED’İN FAİZ KARARI ALTINI NASIL ETKİLEYECEK?
Fed’in faiz artırımını değerlendiren Doç. Dr. Cüneyt Dirican, kararın altın ve küresel piyasalar üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Yüksek faiz ortamının altın açısından baskı oluşturabileceğini söyleyen Dirican, şöyle devam etti: “Faiz artarsa altının maliyeti artar. Çünkü altının kendi faizi yok. Dolayısıyla faiz artışları altın üzerinde baskı yaratabilir. Fed kararı yalnızca altını değil, dolar üzerinden borçlanan şirketleri de etkileyebilir. Dolar cinsinden borçlanma maliyetleri de artacak. Küresel ölçekte bunun şirketler üzerinde etkilerini göreceğiz.”
“EŞEL MOBİL KALICI ÇÖZÜM DEĞİL”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eşel mobil sisteminin 2027 yılında sona ereceğini söylemişti. Bunun ekonomi üzerinde yaratacağı etkilere de değinen Doç. Dr. Dirican, akaryakıt fiyatlarının ulaştırma maliyetleri üzerinden özellikle gıda fiyatlarına yansıdığını belirtti. Dirican, “Eşel mobil bir yere kadar geçici çözüm. Kök nedenleri çözmediğiniz sürece bunlar kalıcı çözüm olmuyor” dedi.
“VATANDAŞ GEÇMİŞ ENFLASYONA BAKIYOR”
Dirican, vatandaşın açıklanan enflasyon hedeflerinden çok cebine yansıyan fiyat artışlarını önemsediğini belirterek, “Vatandaş geçmiş enflasyona bakıyor. Çünkü yaşadığı enflasyon o. Gelecekte ne olacağını bilmiyor” ifadelerini kullandı.
“YÜZDE 28,4 OLMAZ DEĞİL AMA FAZLA İDDİALI”
Doç. Dr. Dirican, Orta Vadeli Program’da 2026 yıl sonu için belirlenen enflasyon hedefini değerlendirdi. Enerji fiyatları, Fed’in para politikası ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu tabloyu ele alan Dirican, hedef konusunda temkinli konuştu. Dirican, “Yüzde 28,4 olmaz değil ama biraz fazla iddialı. Yıl sonu enflasyonunun kaç olacağından çok, enflasyonu yaratan sorunlar çözülmeli. Bizim artık yüzde 20’leri, yüzde 30’ları değil, daha düşük enflasyonu konuşmamız gerekiyor” dedi.