Akran zorbalığı yalnızca fiziksel şiddetten ibaret değil. Uzmanlara göre lakap takma, oyuna almama, arkadaş grubundan soyutlama ve alay etme, çocuklarda fiziksel şiddetten çok daha kalıcı izler bırakıyor. Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı İlhan İşman, akran zorbalığında kasıt, süreklilik ve güç dengesizliğinin belirleyici olduğunu söyledi. İşman, masum görünen davranışların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“SİBER ZORBALIK ÇOĞU EVİNDE DE TAKİP EDİYOR”
Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı İlhan İşman, dijital dünyadaki tehdide dikkat çekti. İşman, şunları söyledi:
“Çocuk okuldan çıkınca zorbalık sona ermeyebilir. Telefon ve sosyal medya aracılığıyla kendi evinde bile baskıya maruz kalabilir. Üstelik incitici bir paylaşım kısa sürede çok sayıda kişiye ulaşabilir ve dijital ortamda kalıcı hale gelebilir.”
“SESSİZ KALAN ÇOCUKLAR ZORBALIĞI GÜÇLENDİREBİLİR”
Sürecin gidişatında izleyicilerin tutumuna vurgu yapan İşman şu uyarılarda bulundu:
“Zorbalığı izleyip gülen, dijital içeriği paylaşan veya sessiz kalan çocuklar farkında olmadan zorbalığı güçlendirebilir. Güvenilir bir yetişkine haber veren, mağdurun yanında duran ve zararlı içeriği paylaşmayan öğrenciler ise zorbalığın durdurulmasına katkı sağlar.”
“ÇOCUKLAR KORKU VEYA UTANMA NEDENİYLE ANLATAMAYABİLİR”
Belirtilerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden İşman, “Birden fazla değişiklik birlikte görülüyor ve devam ediyorsa çocukla sakin ve yargılamayan bir dille konuşulmalıdır. ‘Sen ne yaptın da bunlar oldu?’ demek yerine, ‘Seni üzgün görüyorum, istersen seni dinlemeye hazırım’ denilmelidir.” dedi.
“ÇOCUĞU DEĞİL, DAVRANIŞI TANIMLAMALIYIZ”
Zorbalık yapan çocukların etiketlenmemesi gerektiğinin altını çizen İşman, “zorba çocuk” yerine “zorbalık davranışı gösteren çocuk” ifadesini kullanmanın daha doğru olacağını söyledi. İşman, yalnızca ceza vermenin de çoğu zaman yeterli olmayacağını belirterek, “Çocuğa empati, öfke yönetimi, sağlıklı iletişim ve şiddetsiz çatışma çözme becerileri kazandırılmalıdır.” diye konuştu.
“SEN NE YAPTIN DEMEK YERİNE SENİ DİNLİYORUM DEYİN”
Ailelerin izlemesi gereken hukuki ve idari yolları aktaran İşman, şöyle devam etti:
“Aile çocuğa, ‘Sana inanıyorum, yaşananlar senin suçun değil ve bu sorunu birlikte çözeceğiz’ demelidir. Okul düzeyinde etkili bir işlem yapılmaması hâlinde ilçe veya il millî eğitim müdürlüklerine, ciddi tehdit ve şantaj durumlarında ise adli makamlara başvurulmalıdır.”
“BİZİM YAKLAŞIMIMIZ BÜTÜNCÜL OKUL YAKLAŞIMIDIR”
İşman, çözümün ortak sorumluluktan geçtiğini söyledi. Bütüncül okul yaklaşımının doğru yöntem olduğuna dikkat çeken İşman, “Aile, öğretmen, okul yönetimi, rehberlik servisi ve öğrenciler ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmezse kalıcı sonuç alınamaz. Akran zorbalığı çocukların kaderi değildir.” dedi.