Kış aylarında sabah kalktığınızda pencerelerin iç yüzeyinde su damlaları görüyorsanız, sorun yalnızca dışarıdaki soğuk hava olmayabilir. Ev içinde biriken nemin soğuk camla temas etmesi sonucu oluşan yoğuşma, sürekli tekrarlandığında evin havalandırma ve nem dengesinin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret edebiliyor.
Yemek pişirmek, sıcak duş almak, evde çamaşır kurutmak ve kışın pencereleri uzun süre kapalı tutmak nem miktarını artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor.
CAMDAKİ SU NEDEN OLUŞUYOR?
Evde oluşan sıcak ve nemli hava, soğuk pencere yüzeyiyle temas ettiğinde su buharı yoğunlaşarak damlacıklara dönüşüyor.
Ancak oluşan yoğuşmanın miktarı yalnızca evin nem oranına bağlı değil. Camların yüzey sıcaklığı, yalıtım durumu ve odadaki hava dolaşımı da süreci etkiliyor.
Bu nedenle camdaki suyu her sabah silmek görüntüyü ortadan kaldırsa da sorunun kaynağını çözmeyebiliyor.
EVDEKİ NEMİ EN ÇOK NELER ARTIRIYOR?
Günlük hayatta yapılan birçok işlem fark edilmeden ortama su buharı yayıyor.
Yemek pişirme, sıcak duş, ev içinde çamaşır kurutma ve insanların solunumu nemi artırabiliyor. Kış aylarında odaların daha az havalandırılması da bu nemin içeride kalmasına neden olabiliyor.
HUTT Türkiye Hava Temizleme Sistemleri Genel Müdürü Melek Ataker, kış aylarında nem seviyesinin takip edilmesi ve düzenli havalandırmanın ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
NEM ORANI KAÇ OLMALI?
Bültende aktarılan ABD Çevre Koruma Ajansı değerlendirmesine göre, iç mekânlarda bağıl nemin mümkün olduğunca yüzde 30 ile yüzde 50 arasında tutulması öneriliyor.
Nem oranının uzun süre yüzde 60'ın üzerinde kalması ve yüzeylerin sürekli ıslak olması, küf oluşumu için uygun koşullar yaratabiliyor.
HER CAM TERLEMESİ SORUN MU?
Sabah saatlerinde ortaya çıkan ve kısa sürede kaybolan hafif yoğuşmayla, gün boyunca devam eden su birikimini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Pencere kenarlarının sürekli ıslak kalması, duvarlarda lekeler oluşması veya küf görülmesi halinde nem kaynakları ve havalandırma koşullarının değerlendirilmesi önem taşıyor.
Özellikle yatak odası, mutfak ve banyolar ev içinde nemin daha kolay birikebildiği alanlar arasında bulunuyor.
KÜF İÇİN ZEMİN HAZIRLAYABİLİR
Yoğuşmanın uzun süre devam etmesi pencere çevresi, duvarlar ve diğer yüzeylerin sürekli nemli kalmasına yol açabiliyor.
Bu durum uygun koşullarda küf oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Yoğuşma düzenli havalandırmaya rağmen devam ediyorsa yetersiz yalıtım veya su sızıntısı gibi yapısal nedenlerin de araştırılması gerekebiliyor.
“SADECE CAMDAKİ SUYU SİLMEK YETERLİ DEĞİL”
HUTT Türkiye Hava Temizleme Sistemleri Genel Müdürü Melek Ataker, pencerelerde oluşan suyun yalnızca görünür kısmına müdahale edilmesinin yeterli olmayacağını söyledi.
Ataker, “Camlardaki suyu silmek tek başına yeterli değil; yoğuşmanın neden tekrarlandığını anlamak ve nemin kaynağına yönelik önlem almak gerekiyor” dedi.
Kışın pencerelerin daha az açılmasının içeride oluşan nemin dışarı atılmasını zorlaştırabileceğini belirten Ataker, yemek pişirirken davlumbaz kullanılması ve duş sonrasında banyonun havalandırılması gibi önlemlere dikkat çekti.
HAVA TEMİZLEYİCİ NEMİ GİDERİR Mİ?
Ataker, hava temizleme sistemleri ile nem kontrolünün aynı işlevi görmediğinin de altını çizdi.
Hava temizleme cihazlarının havadaki partiküllerin azaltılmasına katkı sağlayabildiğini belirten Ataker, fazla nemin giderilmesinin farklı bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Bu nedenle iç mekân hava kalitesinin yalnızca hava temizliği üzerinden değil; havalandırma, nem kontrolü ve ortam koşulları birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiğini söyledi.
EVDE NEM SORUNUNDA NELERE DİKKAT EDİLEBİLİR?
Mutfakta oluşan buharın dışarı atılması, duş sonrasında banyonun havalandırılması, evde çamaşır kurutuluyorsa ortamın hava almasının sağlanması ve pencerelerdeki yoğuşmanın düzenli takip edilmesi alınabilecek temel önlemler arasında yer alıyor.
Camlarda su birikmesi sürekli hâle geliyor, pencere çevreleri uzun süre ıslak kalıyor veya duvarlarda küf belirtileri ortaya çıkıyorsa yalnızca görünen suyu temizlemek yerine nemin kaynağının belirlenmesi gerekiyor.