Yüksek Ziraat Mühendisi Alparslan Tekbaş, son dönemde gündemde yer alan soğan fiyatları üzerinden Türkiye’deki tarım politikalarını değerlendirdi. Tekbaş, yüksek fiyatların tek sorumlusunun çiftçi olarak gösterilmesinin doğru olmadığını belirterek, üretimde yaşanan yapısal sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi.
Manşet Haber’e değerlendirmelerde bulunan Tekbaş, kamu yönetiminde ve bürokraside asıl cesaretin yanlış uygulamalara karşı çıkabilmek olduğunu ifade etti. Tekbaş, tarım politikalarının sağlıklı yürütülebilmesi için sahadan gelen bilgilerin eksiksiz şekilde karar vericilere ulaştırılması gerektiğini vurguladı.
“FİYAT ARTIŞI ÇİFTÇİNİN KAZANCI ANLAMINA GELMİYOR”
Son dönemde kuru soğanın marketlerde 50-70 liraya kadar çıktığını anımsatan Tekbaş, fiyat artışından en fazla kazanan kesimin çiftçi olduğu yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Tekbaş, iki yıl boyunca zarar eden üreticilerin ekim alanlarını daralttığını, bazı üreticilerin ise farklı ürünlere yöneldiğini belirterek, Adana ve Hatay’da yaşanan sel felaketleri, İç Anadolu’daki hasat gecikmeleri ve yükselen üretim maliyetlerinin arzı azalttığını söyledi.
Üreticilerin ürünlerini aylar önce sattığını hatırlatan Tekbaş, market fiyatlarının yükselmesinden çiftçinin doğrudan faydalanamadığını, buna rağmen kamuoyunda çoğu zaman fiyat artışlarının sorumlusu olarak gösterildiğini dile getirdi.
“SORUN ZİNCİRİN TAMAMINDA”
Tekbaş, tarladan market rafına kadar uzanan süreçte herkesin farklı maliyet baskılarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Çiftçinin mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçilik maliyetleriyle mücadele ettiğini, aracının nakliye ve depolama giderlerinden etkilendiğini, marketlerin ise işletme maliyetlerindeki artışı fiyatlara yansıttığını ifade eden Tekbaş, tüketicinin de yüksek fiyatlar nedeniyle alım gücünün düştüğünü söyledi. Tekbaş sorunun tek bir kesime yüklenemeyeceğini, temel problemin üretim planlaması, koordinasyon eksikliği ve maliyet baskısı olduğunu vurguladı.
“İTHALAT GEÇİCİ ÇÖZÜM”
Kuru soğan ithalatında gümrük vergisinin geçici olarak düşürülmesini de değerlendiren Tekbaş, bu tür uygulamaların kısa vadeli rahatlama sağlayabileceğini ancak kalıcı çözüm üretmeyeceğini söyledi. Üretim maliyetleri düşmeden raf fiyatlarının kalıcı olarak gerilemeyeceğini ifade eden Tekbaş, tarım politikalarında uzun vadeli üretim planlamasının esas alınması gerektiğini kaydetti.
“ÇİFTÇİ KAZANIRSA ÜRETİM ARTAR”
Tekbaş, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yalnızca destek veren değil, üretimi planlayan, piyasayı düzenleyen ve gıda güvenliğini sağlayan stratejik bir kurum olduğuna dikkat çekti. Sağlıklı kararların ancak sahadan gelen doğru bilgilerle alınabileceğini anlatan Tekbaş, “Çiftçi para kazanacak, üretim artacak. Asıl yapılması gereken üreticinin maliyetlerini düşürecek kalıcı politikaları hayata geçirmek.” değerlendirmesinde bulundu.
“LİYAKAT VE DOĞRU BİLGİ VURGUSU”
Tekbaş, liyakat ve doğru bilginin önemine işaret ederek, güçlü devlet anlayışının yöneticilere yalnızca duymak istediklerini söyleyen değil, gerektiğinde gerçekleri cesaretle ifade edebilen kadrolarla mümkün olacağını belirtti.
Tarımın sürdürülebilirliği için üreticinin desteklenmesi, adil piyasa koşullarının sağlanması ve bilimsel verilere dayalı politikaların uygulanmasının önemine dikkat çeken Tekbaş, “Bazen bir ülkenin geleceğini kurtaran şey, gerektiğinde ‘Bu yanlış’ diyebilen insanların varlığıdır.” ifadelerini kullandı.