Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, TBMM Genel Kurulu’ndaki değerlendirmelerin önemli başlıklarından biri oldu. Üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının diğer taraflara da yapılmış sayılmasını öngören kolektif savunma mekanizması, muhalefet milletvekillerinin eleştirilerine neden oldu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, anlaşmanın hangi yetkiyle imzalandığının ve Türkiye açısından doğurabileceği yükümlülüklerin ayrıntılı biçimde açıklanması gerektiğini savundu. Çömez, uluslararası anlaşmaların Anayasa’nın 90’ıncı maddesi doğrultusunda TBMM’nin onay sürecinden geçmesi gerektiğine dikkat çekerek Türkiye’nin olası bölgesel çatışmalarda nasıl bir sorumluluk üstleneceğinin netleştirilmesini istedi.

MUHALEFETTEN BÖLGESEL RİSK UYARISI
Murat Emir de anlaşmaya yönelik eleştirilerde bulunarak Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan’ın taraf olabileceği bölgesel krizlere doğrudan dahil olma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini savundu. Emir, ortak savunma yükümlülüğünün Türkiye’nin dış politika hareket alanını daraltabileceğini ileri sürdü.
Emir ayrıca anlaşmanın İran’a karşı oluşturulan bir bölgesel çevreleme politikasının parçası olabileceğini iddia etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise aynı gün yaptığı açıklamada bu yoruma karşı çıkarak İran’ın anlaşmanın hedefi olmadığını ve “bize saldırmayan hiçbir ülkenin hedefte olmadığını” söyledi. Fidan, Mekke Anlaşması’nın teknik açıdan NATO’nun kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesine benzediğini açıklamıştı.
AK PARTİ: ANLAŞMA HERHANGİ BİR ÜLKEYE KARŞI DEĞİL
Muhalefetin eleştirilerine yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın uluslararası teamüllere uygun şekilde imzalandığını ve Anayasa’nın 90’ıncı maddesi kapsamında TBMM’nin onay sürecinden geçeceğini belirtti.
Zengin, anlaşmanın belirli bir ülkeyi hedef almadığını ve NATO üyeliğiyle çelişmediğini savundu. Anlaşmayı bölgesel ortak savunma ve istikrar açısından önemli bir adım olarak değerlendiren Zengin, bölge ülkelerinin kendi sorunlarını daha fazla sahiplenmesini ve ortak güvenlik mekanizmaları geliştirmesini hedeflediğini ifade etti.
TBMM’deki tartışmalar, Mekke Anlaşması’nın Türkiye açısından doğuracağı askeri ve siyasi yükümlülüklerin önümüzdeki dönemde de Meclis gündemindeki önemli dış politika başlıklarından biri olacağını gösteriyor.