ABD-İran görüşmeleri sonrasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik adımların atılması, bölgedeki ticari faaliyetleri hızlandırdı. Son beş günlük dönemde Boğaz'dan toplam 172 ticari gemi geçiş yaptı. Günlük ortalama 34 geminin kullandığı Boğaz'daki trafik, savaş öncesindeki seviyenin yaklaşık dörtte birine ulaştı. Çatışmaların etkili olduğu dönemde ticari gemi geçişleri bazı günlerde neredeyse durma noktasına gelirken, günlük ortalama geçiş sayısı 10'a kadar gerilemişti.
İRAN PETROLÜ YENİDEN PİYASALARA ULAŞIYOR
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler arasında İran petrolü taşıyan tankerlerin ağırlık kazandığı görülüyor. Son günlerde milyonlarca varillik İran ham petrolü uluslararası pazarlara sevk edildi. Yalnızca 22 Haziran'da en az 7 milyon varil İran ham petrolü taşıyan dört süper tanker Boğaz'dan geçiş yaptı. Son beş günlük süreçte ise 13 milyon varilin üzerinde İran petrolünün küresel alıcılara ulaştığı kaydedildi.
KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN SEVKİYATLAR DA HIZLANDI
Bölgedeki normalleşme sinyalleri yalnızca İran ile sınırlı kalmadı. Suudi Arabistan, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri çıkışlı petrol tankerlerinin geçişlerinde de belirgin artış yaşandı. Bugün öğle saatleri itibarıyla Boğaz'dan geçen tankerler arasında Suudi Arabistan'ın Ras Tanura Limanı'ndan yüklenen ve milyonlarca varil ham petrol taşıyan gemiler de yer aldı.
İSVİÇRE'DEKİ MÜZAKERELERDE YENİ AŞAMA
İran ile ABD arasında Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda İsviçre'de yürütülen görüşmelerde ilk tur tamamlandı. Taraflar, 14 maddelik mutabakatın uygulanmasına ilişkin teknik konularda görüş alışverişinde bulundu. Görüşmeler sonucunda yaptırımların kaldırılması, nükleer faaliyetler, yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma başlıklarında çalışma grupları kurulması konusunda uzlaşı sağlandı.
60 GÜN İÇİNDE NİHAİ ANLAŞMA HEDEFLENİYOR
Arabulucu ülkelerin yaptığı açıklamaya göre taraflar, yaklaşık 60 gün içerisinde kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılmasını amaçlayan yol haritası üzerinde mutabakata vardı. Sürecin siyasi yönünü takip edecek üst düzey bir komitenin kurulması da kararlaştırıldı. Bölgedeki diplomatik ilerlemenin devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı'ndaki enerji ve ticaret trafiğinin savaş öncesi seviyelere daha da yaklaşabileceği değerlendiriliyor.