Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörün Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetinin 2,3 trilyon doların üzerine çıktığını açıkladı.
Bu tutarın büyüklüğünü yalnızca dolar cinsinden değerlendirmek kolay değil. Rakam, varsayımsal yatırım maliyetleri üzerinden hastane, okul, konut ve hızlı tren projelerine çevrildiğinde terörün oluşturduğu ekonomik kaybın boyutu daha görünür hâle geliyor.
Hesaplamada ortalama bir büyük hastane için 1 milyar dolar, kapsamlı bir okul kampüsü için 10 milyon dolar, bir sosyal konut için 100 bin dolar ve hızlı tren hattının kilometresi için 30 milyon dolar varsayımı kullanıldı. Bunlar resmî proje maliyetleri değil, karşılaştırma amacıyla belirlenen yaklaşık değerlerdir.
2 BİN 300 HASTANE VEYA 23 MİLYON KONUT
2,3 trilyon doların tamamı yalnızca sağlık yatırımlarına ayrılsaydı, birim maliyeti 1 milyar dolar kabul edilen yaklaşık 2 bin 300 büyük hastane yapılabilirdi.
Aynı kaynağın eğitim yatırımlarında kullanılması hâlinde, tanesi 10 milyon dolardan yaklaşık 230 bin okul veya eğitim kampüsü inşa edilebilirdi.
Konut başına ortalama maliyetin 100 bin dolar olduğu varsayımında ise yaklaşık 23 milyon sosyal konut üretilebilirdi. Bu sayı, tek bir yatırım türüne ayrılan teorik kaynağı gösteriyor; arsa, altyapı ve finansman maliyetleri hesaba katıldığında sonuç değişebilir.
Hızlı tren projelerinde kilometre başına 30 milyon dolarlık varsayımla yaklaşık 76 bin 700 kilometre hat yapılması mümkün olabilirdi.
KARMA YATIRIM SENARYOSU
Kaynağın tek bir alana değil, farklı kamu yatırımlarına dağıtıldığı varsayımsal bir senaryoda 2,3 trilyon dolarla şunlar birlikte yapılabilirdi:
- Tanesi 1 milyar dolardan 500 büyük hastane
- Tanesi 10 milyon dolardan 50 bin okul
- Tanesi 100 bin dolardan 10 milyon sosyal konut
- Kilometresi 30 milyon dolardan 10 bin kilometre hızlı tren hattı
Bu dört yatırımın varsayımsal toplam maliyeti 2,3 trilyon dolara ulaşıyor.
FIRSAT MALİYETİ YALNIZCA KAMU HARCAMASI DEĞİL
Terörün ekonomik maliyeti yalnızca güvenlik operasyonları ve savunma harcamalarından oluşmuyor. Yatırımların ertelenmesi, üretim kaybı, bölgesel göç, altyapı zararları, turizm gelirlerindeki düşüş ve istihdam imkânlarının sınırlanması da toplam maliyet içinde değerlendiriliyor.
Bu nedenle 2,3 trilyon dolarlık rakamın tamamının bütçeden doğrudan harcanmış bir para olarak yorumlanması doğru olmaz. Açıklanan tutar, doğrudan harcamalarla birlikte ekonominin terör nedeniyle elde edemediği gelir ve yatırım fırsatlarını da kapsayan geniş bir maliyet hesabını ifade ediyor.
Erdoğan’ın açıkladığı rakamın hangi yılları ve maliyet kalemlerini kapsadığına ilişkin ayrıntılı hesaplama yöntemi ise kamuoyuyla henüz paylaşılmadı.