Rusya-Ukrayna Savaşı'nın dördüncü yılında çatışmaların enerji altyapısı, limanlar ve ticaret hatlarına yönelmesi, küresel ekonomi açısından yeni bir risk dönemini beraberinde getiriyor. Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar ve Orta Doğu'da yükselen jeopolitik tansiyon, petrol fiyatlarından tedarik zincirlerine kadar birçok alanda belirsizliği artırdı. Ekonomist Levent Işık, Manşet Haber'e yaptığı özel değerlendirmede savaşın ekonomik sonuçlarını ve önümüzdeki döneme ilişkin kritik riskleri değerlendirdi.
JEOPOLİTİK RİSKLER EKONOMİYİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR
Küresel ekonomi son yılların en kritik jeopolitik sınamalarından biriyle karşı karşıya. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın cephe hattının dışına taşınarak enerji tesisleri, rafineriler, limanlar ve ticaret altyapısını hedef alması, enerji arz güvenliği ile küresel lojistik ağları üzerindeki baskıyı artırıyor. Çatışmaların yalnızca askeri değil, ekonomik etkilerinin de giderek derinleştiğine dikkat çekiliyor.
Petrol arzında yaşanabilecek kesintiler, navlun maliyetlerindeki yükseliş ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların küresel enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceği değerlendiriliyor. Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar ise Türkiye tarafından yakından takip ediliyor. Bölgedeki güvenlik risklerinin artması, tahıl ticareti başta olmak üzere deniz taşımacılığı ve dış ticaret üzerinde yeni maliyetler doğurabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
"SAVAŞ RUSYA'NIN İÇ KESİMLERİNE TAŞINDI"
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın son dört yılda önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Levent Işık, özellikle menzili ve tahrip gücü artırılan insansız hava araçlarının savaşın seyrini değiştirdiğini belirtti. Işık, Ukrayna'nın Batı'dan aldığı teknolojik destek sayesinde saldırı kapasitesini artırdığını söyledi. Operasyonların artık Rusya'nın iç bölgelerine kadar ulaştığını dile getiren Işık, bu durumun, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olan Rusya'nın akaryakıt üretim ve dağıtım zincirini olumsuz etkilediğini ifade etti.
"HEDEF SADECE RAFİNERİLER DEĞİL"
Ukrayna'nın son dönemde yalnızca enerji altyapısını değil, stratejik ticari hedefleri de vurduğunu belirten Işık, Rusya'nın en büyük çevrim içi ticaret platformlarından birine ait büyük depoların hedef alınmasının tedarik zincirini sekteye uğratmayı amaçladığını dile getirdi. Işık, iki tarafın da yoğun insansız hava aracı ve füze saldırılarıyla birbirini yıpratmaya çalıştığını belirterek, savaşın artık doğrudan Rusya topraklarında da hissedildiğini ifade etti.
KARADENİZ'DEKİ RİSKLER ARTIYOR
Karadeniz'de güvenlik risklerinin daha da arttığını söyleyen Işık, Rusya'nın tahıl taşıyan ticari gemilere yönelik saldırılarının dikkat çekici olduğunu belirtti.
Işık, son dönemde vurulan bazı ticari gemilerin Türk şirketlerine ait olduğunu anımsatarak, bunun bölgedeki ticaret ve deniz taşımacılığı açısından önemli mesajlar içerdiğini değerlendirdi.
ORTA DOĞU'DA YENİ KRİZ RİSKİ
Levent Işık, yalnızca Karadeniz'de değil Orta Doğu'da da jeopolitik risklerin hızla yükseldiğini söyledi. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası ilanının Kızıldeniz'deki tansiyonu artırdığını belirten Işık, İran ile Suudi Arabistan arasında yaşanabilecek olası bir çatışmanın bölgesel güvenlik dengelerini daha da karmaşık hale getirebileceğini kaydetti. Pakistan'ın, iki ülke arasındaki güvenlik anlaşmaları kapsamında olası bir çatışmada devreye gireceğine yönelik açıklamalarının da bölgedeki belirsizliği artırdığına dikkat çeken Işık, bu gelişmelerin küresel enerji arzı, petrol fiyatları ve uluslararası ticaret açısından yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.