ABD ile Japonya, 2011'deki büyük depremin ardından ilk kez döviz piyasasına ortak müdahalede bulundu. Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta dolar/yen paritesi 164 seviyesine yaklaştı. Bunun üzerine Japonya, yaklaşık 59 milyar dolarlık müdahale gerçekleştirdi. Japonya’nın hamlesine ABD’den de karşılık geldi. Ekonomist Levent Işık, Manşet Haber’e yaptığı değerlendirmede, her iki ülkenin müdahalesiyle kurun 157 seviyelerine gerilemesinin sorunu çözmediğini söyledi. Işık, "Kurun 157 seviyelerine gerilemiş olması sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Bana göre piyasalar şu an asıl filmin yalnızca fragmanını izliyor. Müdahale geçici bir rahatlama sağladı ancak temel dinamikler değişmedi” dedi.
FAİZ FARKI SERMAYENİN YÖNÜNÜ BELİRLİYOR
Işık'a göre yaşanan sürecin temelinde ülkeler arasındaki faiz farkı bulunuyor. ABD'de yüksek faizlerin yatırımcıyı dolara yönlendirdiğini, Japonya'nın ise faiz artırımlarına rağmen bu sermaye çıkışını durdurmakta zorlandığını belirten Işık, enerji ithalatına bağımlılığın da Japon ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Işık, şunları ifade etti:
"ABD'de faiz yüksek, Japonya'da düşük olunca yatırımcı yenini satıp dolara geçiyor. Japonya Merkez Bankası faizi yüzde 1'e çıkardı ancak faiz farkı kapanmadığı sürece bu adım tek başına yeterli olmuyor. Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji maliyetleri de Japon ekonomisini zorluyor.”
ABD KENDİ TAHVİL PİYASASINI DA KORUYOR
Işık, ABD'nin müdahaleye yalnızca müttefikine destek olmak amacıyla katılmadığını söyledi. Japonya'nın yeni desteklemek için elindeki ABD tahvillerini satmak zorunda kalmasının Washington açısından önemli bir risk oluşturduğunu dile getiren Işık, küresel piyasalarda yalnızca döviz cephesinin değil, hisse senedi piyasalarının da dikkatle izlenmesi gerektiğini bildirdi.
Teknoloji hisselerindeki yüksek değerlemelere işaret eden Işık, "Faiz yükü artan, borsası şişkinleşen ve müttefikini kurtarmak zorunda kalan bir Amerika'nın manevra alanı her geçen gün daralıyor. Yapay zeka hisselerinde oluşabilecek olası düzeltmeler, küresel piyasalardaki baskıyı arttırabilir.” dedi.
CARRY TRADE RİSKİ GELİŞEN ÜLKELERİ ETKİLEYEBİLİR
Küresel piyasaların en önemli kırılganlıklarından birinin, “faiz farkından kazanç sağlamaya yönelik kazanç stratejisi” anlamına gelen “carry trade” işlemleri olduğunu belirten Işık, Japonya'nın yıllardır düşük faiz sayesinde dünya piyasalarına ucuz finansman sağladığını hatırlattı.
TÜRKİYE DE KÜRESEL DALGALANMADAN ETKİLENEBİLİR
Ekonomist Levent Işık, Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlı yapısı ve kur-enflasyon dengesi nedeniyle küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından izlemesi gerektiğini söyledi. Olası yeni dalgalanmaların gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını olumsuz etkileyebileceğini aktaran Işık, "Böyle dönemlerde tek bir varlığa, tek bir para birimine ya da tek bir yatırım hikayesine güvenmek ciddi risk oluşturabilir. Kazanmaktan çok mevcut varlığı korumanın öne çıktığı bir süreçten geçiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.