Birleşik Krallık'ta son dönemde derinleşen ekonomik sıkıntılar ve değişen siyasi dengeler, hükümet üzerindeki baskıyı giderek artırdı. Yaşam maliyeti krizi, yavaşlayan büyüme ve seçmen davranışlarındaki dönüşüm, ülke siyasetinde önemli kırılmaları beraberinde getirdi.
Birleşik Krallık'ta Başbakan Keir Starmer'ın istifası, yalnızca son dönemde yaşanan seçim yenilgilerinin değil, iki yılı aşkın süredir derinleşen ekonomik ve siyasi sorunların sonucu olarak değerlendiriliyor. Ekonomist Levent Işık'ın Manşet Haber’e yaptığı değerlendirmede, istifanın görünen nedeni Makerfield ara seçimindeki kayıp olsa da asıl kırılma Mayıs 2026 yerel seçimlerinde yaşandı.
YEREL SEÇİMLERDE TARİHİ KAYIP
Mayıs ayında gerçekleştirilen yerel seçimlerde İşçi Partisi ağır bir yenilgi aldı. Parti, kontrolündeki çok sayıda belediyeyi ve yaklaşık 1.500 meclis üyeliğini kaybederken, sonuçlar parti yönetimine yönelik memnuniyetsizliği açık biçimde ortaya koydu. Siyasi çevreler, seçim sonuçlarının seçmenin hükümete yönelik ekonomik tepkisinin sandığa yansıması olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
EKONOMİK BEKLENTİLER KARŞILANAMADI
2024 seçimlerinde "değişim" vaadiyle iktidara gelen İşçi Partisi hükümeti, ekonomide beklenen toparlanmayı sağlayamadı. Yüksek yaşam maliyetleri, zayıf büyüme performansı ve artan kamu borcu hükümete yönelik eleştirilerin merkezinde yer aldı. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Birleşik Krallık için büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etmesi de ekonomiye ilişkin kaygıları artıran gelişmeler arasında gösterildi. Öte yandan kamu borcunun son on yılların en yüksek seviyelerine ulaşması ve ülkenin G7 ülkeleri arasında en yüksek borçlanma maliyetlerinden birine sahip olması ekonomi yönetimine yönelik baskıyı artırdı.
SOSYAL POLİTİKALAR TARTIŞMA YARATTI
Hükümetin emeklilere yönelik kış yakıt desteğini kaldırması, sosyal yardım sisteminde planlanan değişiklikler ve bazı vergi uygulamaları kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Anketler, seçmenin önemli bir bölümünün ekonomi yönetiminin ülkenin mevcut durumunu daha da kötüleştirdiğini düşündüğünü ortaya koyarken, bu algının özellikle muhalif seçmen gruplarında daha güçlü olduğu görüldü.
İŞÇİ PARTİSİ İKİ CEPHEDEN OY KAYBETTİ
Yerel seçim sonuçları, İngiltere siyasetinde geleneksel iki partili yapının zayıfladığına işaret etti. Nigel Farage liderliğindeki Reform UK, özellikle göç ve ekonomik milliyetçilik söylemleriyle dikkat çekerek İşçi Partisi'nin geleneksel kalelerinde önemli başarılar elde etti. Diğer yandan Yeşiller Partisi de tarihinin en güçlü yerel seçim performanslarından birini sergileyerek bazı bölgelerde İşçi Partisi'nin önüne geçti. Gazze politikası, refah reformları ve vergi politikaları üzerinden yöneltilen eleştiriler partinin sol seçmen tabanında da erime yaşamasına neden oldu.
PARTİ İÇİNDE DESTEK AZALDI
Seçim yenilgilerinin ardından parti içinde Starmer'a yönelik eleştiriler daha görünür hale geldi. Çok sayıda milletvekilinin liderlik değişimi çağrısında bulunması, üst düzey istifalar ve düşen kamuoyu desteği, parti yönetimindeki krizi derinleştirdi. Siyasi gözlemciler, Starmer'ın görevde kalmasını zorlaştıran temel etkenlerden birinin de parti içi desteğin hızla azalması olduğunu belirtiyor.
YENİ DÖNEMDE DE EKONOMİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Ekonomist Levent Işık'a göre Starmer'ın istifasıyla birlikte lider değişse de Birleşik Krallık'ın karşı karşıya olduğu temel ekonomik sorunlar ortadan kalkmış değil. Yavaşlayan büyüme, yüksek kamu borcu, yaşam maliyeti krizi ve parçalanan siyasi yapı, yeni liderin de önündeki en önemli sınamalar olarak görülüyor.
İNGİLTERE'DE SORUN LİDERLİKTEN DAHA BÜYÜK
Keir Starmer'ın istifası, ilk bakışta bir lider değişimi olarak görülse de ortaya çıkan tablo Birleşik Krallık'ta sorunun yalnızca siyasi liderlikten ibaret olmadığını gösteriyor. Son yıllarda kalıcı hale gelen hayat pahalılığı, yavaşlayan ekonomik büyüme, artan kamu borcu ve seçmenin geleneksel partilere olan güven kaybı, İngiliz siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralamış durumda. Yerel seçim sonuçları, seçmenin yalnızca iktidardaki İşçi Partisi'ne değil, mevcut siyasi düzene yönelik memnuniyetsizliğini de ortaya koydu. Reform UK'in sağda, Yeşillerin ise solda güç kazanması, iki partili sistemin uzun yıllar sonra ciddi şekilde sorgulandığı bir döneme işaret ediyor.
Bu nedenle Starmer'ın yerine gelecek ismin kim olacağından çok, yeni yönetimin ekonomik sorunlara nasıl çözüm üreteceği ve seçmenin kaybolan güvenini yeniden kazanıp kazanamayacağı belirleyici olacak. Aksi halde Starmer'ın istifası, İngiliz siyasetindeki daha büyük dönüşümün yalnızca ilk halkası olarak tarihe geçebilir.