Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Geçim yükünün resmi kaydı: İşsizlik düştü, kart başvuruları katlandı

Resmi veriler, ekonomik baskının hanelere ve bankalara yansıdığını gösteriyor. Dar işsizlik düşerken atıl işgücü yükseldi; banka ve kredi kartı başvuruları 2025’te 26 bin 537’ye çıkarak bir yılda yaklaşık iki katına ulaştı.

ÖZEL HABER 25.06.2026 13:26 Mazhar Taha Akkaya 71 okuma Okuma Süresi: 4 dk
Geçim yükünün resmi kaydı: İşsizlik düştü, kart başvuruları katlandı
Paylaş:
N

Resmi veriler, Türkiye’de yalnızca ekonomik göstergelerde değil; hanelere ve bankalara yansıyan başvurularda da ağırlaşan bir tabloya işaret ediyor.

Bir yanda enflasyon, işsizlik ve atıl işgücü verileri var. Diğer yanda banka ve kredi kartlarına ilişkin başvurularda bir yılda yaşanan sert artış.

Bu veriler tek başına “ekonomik baskı her şeyi açıklıyor” demeye yetmiyor. Ancak işgücü, hane ve banka verileri yan yana konulduğunda ortaya şu soru çıkıyor:

Gelirle geçinmek zorlaştıkça, bu yük neden daha fazla banka ve kredi kartı başvurusuna dönüşüyor?

DAR İŞSİZLİK DÜŞTÜ, ATIL İŞGÜCÜ YÜKSELDİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yıllık enflasyon 2022 Ekim’de yüzde 85,51’e kadar çıktı. Dar tanımlı işsizlik 2021 yılında yüzde 12,0 iken 2025’te yüzde 8,3’e geriledi.

Ancak daha geniş tabloyu gösteren atıl işgücü aynı dönemde yüzde 24,4’ten yüzde 29,7’ye yükseldi. Kadınlarda atıl işgücü 2025’te yüzde 39,1 oldu.

Yani dar tanımlı işsizlik düşerken, çalışmak isteyen ama yeterince çalışamayan, iş bulma ümidini kaybeden ya da potansiyel işgücü içinde kalan kesim büyüdü.

“ATIL İŞGÜCÜ DAHA YERİNDE BİR GÖSTERGE”

Ekonomist Dr. M. Murat Kubilay, ekonomik sıkışmayı anlamak için dar tanımlı işsizlikten çok atıl işgücü verisine bakılması gerektiğini söyledi.

Kubilay, “Normal şartlarda çalışmak isteyip çalışmaya hazır olan ancak iş bulamayan kişileri işsiz olarak tanımlıyoruz. Fakat atıl işgücünde çok az saat çalışanlar ve çalışmak istediği halde iş bulma ümidini yitirenler de hesaba katılıyor. Bu nedenle Türkiye’de atıl işgücü ölçümü daha yerinde bir göstergedir” dedi.

Kubilay’a göre Türkiye’nin 2018’den bu yana yaşadığı ekonomik buhran, geniş tanımlı işsizlikteki artışı görünür hale getirdi.

Kubilay, “Mart 2018’den bu yana içinde bulunduğumuz iktisadi buhran döneminde atıl işgücü, yani geniş tanımlı işsizlik yaklaşık iki katına çıktı. Bu da durumun ne kadar kötü olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

GENÇLER BEKLEME ODASINDA

TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubunda ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2025 yılında yüzde 23,3 oldu.

Bu, yaklaşık her dört gençten birinin ne okulda ne işte olduğu anlamına geliyor.

15-34 yaş grubunda tablo özellikle kadınlarda daha ağır. Bu yaş grubundaki kadınlarda ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı 2025’te yüzde 40,6’ya çıktı.

Kubilay, genç işsizliği ile “ne eğitimde ne istihdamda olma hali”nin yalnızca gelir kaybı olmadığını söyledi.

“İşsizlik aynı zamanda gelirsizlik, yoksulluk, güvencesizlik ve kişinin kendisini geliştirebileceği üretken alanların daralması demek” diyen Kubilay, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin gelirden, eğitimden, stajdan ve kendini geliştirme imkanından uzak kaldığını belirtti.

Kubilay, kadınlar için tablonun daha ağır olduğunu vurguladı.

“Gelirler düşük, ücretler yeterli değilse kadınlar için evlenme, ev kadını olma ve ev işleriyle meşgul olma seçeneği daha baskın hale geliyor. Çocuk sahibi olduktan sonra yeniden işgücü piyasasına dönmeleri ve kendi gelirlerini kazanarak özgürlüklerini korumaları daha da zorlaşıyor” dedi.

KART BAŞVURULARI BİR YILDA İKİ KATINA ÇIKTI

Ekonomik baskının bankalara yansıyan yüzü, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) yapılan finansal tüketici başvurularında da görüldü.

BDDK 2025 Yılı Faaliyet Raporu’na göre, “banka ve kredi kartları” başlığıyla kuruma ulaşan başvuru sayısı 2024’te 12 bin 599 iken, 2025’te 26 bin 537’ye çıktı.

Böylece banka ve kredi kartlarına ilişkin başvurular bir yılda yaklaşık yüzde 110,6 arttı.

Aynı tabloda “dolandırıcılık” başlığı altında 2025’te 17 bin 602 başvuru yer aldı.

Bu sayılar kredi kartı borcu, toplam borç miktarı, kart borcu olan kişi sayısı ya da adli soruşturma dosyası sayısı değil. BDDK’ya e-şikayet, dilekçe, çağrı merkezi, CİMER ve benzeri kanallarla ulaşan finansal tüketici başvurularını gösteriyor.

ÖNCE TASARRUF, SONRA KREDİ

Kubilay’a göre temel tüketim gelirle karşılanamadığında önce tasarruflar, sonra kredi devreye giriyor.

“Temel tüketimin zorunlu olarak karşılanması gerekiyor. Gelir yoksa önce tasarruflar devreye giriyor. Tasarrufların yetmediği yerde ise krediye başvuruluyor. En kolay erişilen ve kredi skoru en az istenen araç da çoğu zaman kredi kartı oluyor” diyen Kubilay, kredi kartının hanehalkı baskısını gösteren önemli işaretlerden biri olduğunu söyledi.

Ekonomik bozulma yalnızca haneleri değil, şirketleri de etkiliyor. Kubilay, şirketlerin geleceği görmesinin zorlaştığını, vadeli iş yapma ve ödemeleri zamanında yapma konusunda da güven sorunu yaşandığını belirtti.

Bu da bazen icra ve mahkeme süreçlerine kadar uzanan yeni bir zincir yaratıyor.

Dosyanın ikinci bölümünde adliye verileri var

Ekonomik baskının bir başka yansıması ise adliye ve mağduriyet verilerinde görülüyor.

Dosyanın ikinci bölümünde dolandırıcılık soruşturma dosyaları, TÜİK’in milyonlarla ifade edilen mağduriyet beyanları, uyuşturucu kullanma dosyaları, suça sürüklenen çocuk verileri ve ekonomik stresin ruhsal etkileri ele alınacak.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Mazhar Taha Akkaya
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Türkiye’nin en uzun menzilli füzesi TSK envanterinde: TAYFUN Blok-2 teslimatı yapıldı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Türkiye’nin en uzun menzilli füzesi TSK envanterinde: TAYFUN Blok-2 teslimatı yapıldı
WhatsApp
İhbar Hattı